“Bu ödülü tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum” (Okumaya Devam Et)

(Not: bu yazının “Film bir aşamaya kadar…” diye başlayan paragrafı, Mulholland Dr. ile ilgili “filmde katil uşak - yani spoiler” bilgileri içermektedir. Eğer filmi izlemediyseniz, o paragrafı atlayarak da pekala bu yazıdan keyif alabilirsiniz. Öykü biraz kopuk kalabilir, ama David Lynch ile ilgili bir yazıda böyle bir durum olsa olsa “anlamlı” olur.) (Okumaya Devam Et)
İstanbul Modern‘de 30 Mayıs’tan beri süren Andreas Gursky Retrospektif Sergisi’nin girişinde sanatçı ile ilgili şu tanıtım yazısı karşımıza çıkıyor: (Okumaya Devam Et)
Geçen yıl son beş yıldır kredi kartı şirketinden gelmesi gereken hediye çeklerinin hiçbirinin ulaşmadığını farkettiğimde telefonu elime alıp veryansın etmiştim. Meğer bu aklı evveller faturalandırma adresi ile hediye çeki vs. adreslerini farklı kayıtlarda tutarlarmış da biri güncellenirken öteki kalmış… (Okumaya Devam Et)

Bir önceki yazıda adı geçen müzik odasının tavanı (Okumaya Devam Et)

Hikâye bu ya, 2001 yılının yazında Jose-Manuel Thomas Artur Chao’nun en büyük derdi, yakında çıkaracağı albümüne bir isim bulmakmış. Bir sürü isim gelmiş akıllara, ama olmayınca olmuyor işte! Bir türlü albüme yaraşır, akılda kalacak türden bir sözcük dizesi bulunamıyormuş… (Okumaya Devam Et)
Kuzeyli bir ressam olan ve o sıralarda Roma’da misafir olarak bulunan Van Mander’in Michelangelo Merisi Caravaggio’yu gördükten sonra yazdığı bir cümledir bu. Yaşadığı dönemde gücü ve dehası kabul edilmiş bir kişi. Kendisinin fazlaca farkında olan ve bunun sınırsız tatminini kimi zaman gösterişli tavırları, kavgacılığı ve serseriliği ile dışa vurmuş bir sanatçı. (Okumaya Devam Et)
Son zamanlarda, özellikle klasik animasyonun kalesi olan Disney’in çizim stüdyolarını kapatması ve Pixarı satın almasından sonra alevlenen bir tartışma var. Bilgisayarın animasyon endüstrisini ele geçirmeye başlaması klasik animatörleri hayli endişelendirmekte. Birçok değerli çizer, Disney’in ilk üç boyutlu film denemesi olan “Küçük Civciv” sırasında bilgisayar ile tanıştı. Fakat tanışıklıkları küslükle sonuçlandı, çizerler hayatlarını adadıkları ve inandıkları Disney’den ayrıldılar. Bütün bu gelişmelerin üzerine Disney’in dijital animasyonun öncüsü olan Pixar ile birleşmesi kağıt ve kalemin gücüne inanan ve onlarla para kazanan kitleye en büyük darbeyi vurdu. (Okumaya Devam Et)

Üçüncü bölüm – Canlı bir Hans Bellmer Bebeği: Vera Little (Okumaya Devam Et)

