“Biz yazarları diğer insanlardan ayıran tek fark, bizlerin bir şeyi yaşarken ona dair notlar almamızdır. Bu notlar bazen bir kitaba dönüşür…”
Bu sözleri söyleyen adam, fantastik edebiyatın, çizgiroman dünyasının en ağır abilerinden biri Neil Gaiman. American Gods, Mirror Mask gibi baskı rekorları kıran pek çok kitaba imzasını atan Neil Gaiman’ın en ünlü eseri şüphesiz Sandman’dir. Rüya ile gerçeğin, lirik edebiyat ile çizgi romanın iç içe geçtiği Sandman, kendi alanında “özel bir tür” kabul edilebilecek kadar başarılı bir eserdir. Hayranları tarafından çizgi roman dünyasının Shakespeare’i olarak tanımlanan Gaiman, Sandman ile “Suç ve Ceza”ya çizgi roman gözüyle bakan yeni bir yorum getirdi:
“… sabahları uyandığımızda gözlerimizdeki çapakların sahibi Sandman’dir. Uykuya dalmadan önce gelir ve rüya görmemiz için gözlerimize büyülü bir kum serper. Uyanışa doğru o büyülü zerrecikler çapaklaşır…”
Bir blog sitesine sahip olan Neil Gaiman da bir “akıl defteri” kullanıcısı. Bir roman yazarken, çizgisiz defterine notlar alan Gaiman’ın bir diğer ilginç huyu da, romanı için düşündüğü alternatif senaryoyu defteri ters çevirerek son sayfadan başa doğru yazması. Her iki yönden alınan notlar ortalarda bir yerde buluştuğunda, romanın iskeleti “üç aşağı beş yukarı” ortaya çıkarmış…








