Klasik bir giriş cümlesi arayışım, Amerikalıların bize ettikleri tarzı bir başlangıç ile bir pazarlama devi nasıl olunur başlığı arasında gidip gelmeli bir durum yaratıyor kafamda. Hani, site üstündeki mevzular derinleştikçe bu yazı biraz hava yapıyor beynimde. Kurtulmak istedikçe, yarım bırakmanın suçluluğu daha bir ağırlaştırıyor bedenimi. Sözü uzatmaya değmeyecek bu noktada, alın bir yudum bütün dertleriniz bitecek şeklinde, bir kereden hiç birşey olmazlarla başlanan bir alışkanlık bu çoğunluğun beynindeki. (Okumaya Devam Et)
Kuzeyli bir ressam olan ve o sıralarda Roma’da misafir olarak bulunan Van Mander’in Michelangelo Merisi Caravaggio’yu gördükten sonra yazdığı bir cümledir bu. Yaşadığı dönemde gücü ve dehası kabul edilmiş bir kişi. Kendisinin fazlaca farkında olan ve bunun sınırsız tatminini kimi zaman gösterişli tavırları, kavgacılığı ve serseriliği ile dışa vurmuş bir sanatçı. (Okumaya Devam Et)
Neler anlatılabilir, anlatılacak veya yazılacak kadar önemli olanları aralarından nasıl seçebilirim? Sürekli düşündüğüm, okuduğum, yazılar yazdığım geceleri ısıtmak için müsveddelerini antika çini sobada yaktığım hikayelerin arasından yenilerini veya kayda değer olanları nasıl seçebilirim? (Okumaya Devam Et)
When the sweet Poison of the Treacherous Grape
Had acted on the world a general rape;
Drowning our Reason and our souls
In such deep seas of large o’erflowing bowls,
…
When foggy Ale, leaving up mighty trains
Of muddy vapours, had besieg’g our Brains,
Then Heaven in Pity…
First sent among us this All-healing Berry,
…
Coffee arrives, that grave and wholesome Liquor,
That heals the stomach, makes the genius quicker,
Relieves the memory, reviesvs the sad,
And cheers the Spirits, without making mad…
Meali şudur ki, (Okumaya Devam Et)
Hatır gönül işlerinde değeri 40 yılla başlayan bir fincan kahve, milyonlarca tiryakisinin gönlünde taht kurmuş bir iksir. İçerdiği kafein ile kullanım sıklığı açısından nikotin ve alkolü geride bırakan dünyanın en eski uyarıcı maddesi. (Okumaya Devam Et)
