Takip ettiğim günlüklerden birisi olan Magnum günlüğü‘nde Alessandra Sanguinetti’nin, İsrail’in Gazze’ye girmesine ilişkin bir The New York Times haberinde kullanılan fotoğraf ile ilgili “Editöryal Sorumluluk” değerini sorgulayan bir yazısına rastladım. Tahmin ettiğiniz gibi NYT en gözde ve en çok okunan gazetelerden birisi Amerika’da. Dolayısıyla yaptığı haberlerle kamuoyu vicdanı üzerinde büyük etkisi var. Savaşı anlatan, kimilerine göre muazzam derecede İsrail taraflısı haberinde kullandığı ve Sanguinetti’yi olan biteni sorgulamaya iten fotoğraf bu: (Okumaya Devam Et)
Yine bir karakol baskını, yeni şehit haberleri. “Şemdinli’de karakola saldırı: 15 şehit“. Her yerde protestolar, teröre lanet insancıkları. Neyse ki Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen açıklama yüreklerimize su serpiyor: “PKK başarısız oldu“. (Okumaya Devam Et)
“Bu ödülü tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum” (Okumaya Devam Et)
Yurt dışında yaşayan her insan -ve hatta yurt içinde yaşayan bazı insanlar- gibi Türkiye’deki gelişmeleri çok büyük oranda Internet’ten takip ediyorum. Bunun da diyeti günlük gazetelerin web sitelerini sık sık ziyaret etmek ve saçmalıklarından ziyadesiyle nasiplenmek oluyor. (Okumaya Devam Et)
Söze başlamadan önce Türkiye’nin armasını koyayım şuraya da, yazının devamını okurken aklınızın bir kenarında hep bu arma dursun: (Okumaya Devam Et)
Size “kanserin kesin tedavisi bulundu, fakat ilaç şirketlerinin ticari kaygılarına takıldı, üzgünüm” desem ne derdiniz? Birisi bana gelip bunu deseydi ne derdim bilemiyorum. Zira New Scientist isimli popüler bilim dergisinin 20-26 Ocak 2007 tarihli sayısını okuduktan ve ardından yaptığım araştırmadan sonra ne diyeceğimi bilemedim. (Okumaya Devam Et)
Bu yazı Gürer Özen‘in 22 Ağustos 2006 tarihinde, Irak’taki son gelişmelerden ve Apple iPhone’u duyurmadan önce, kendi günlüğünde yayınladığı bir yazı. Bu yazının daha çok insana ulaşmasını istediğim için kendisinden izin alarak Moleschino’da yayınlamak istedim. İzin vermedi. Fakat yazı burada, fırsatınız varken okuyun. Elveda. (Okumaya Devam Et)
Ne yazık ki insanların kullandığı hiç bir iletişim protokolünde karşıdakine söylenen herhangi bir şeyin karşı tarafta söyleyenin gerçekten söylemeye çalıştığı şey olarak algılanıp algılanmadığına dair etkili bir kontrol ve doğrulama mekanizması yok. En yoğun kullanılan iletişim protokolü olan dilin, düşünceleri tam anlamı ile ifade edecek kapasiteden yoksun olduğuna, anlatılmak istenenleri anlatıcının beynindeki forma tam tamına uygun şekilde aktarmak için ziyadesiyle sonlu bileşenlere sahip olan bir araç olduğuna inanıyorum. (Okumaya Devam Et)
"Size kim Internet’in ne kadar mühim bir bilgi kaynağı olduğunu hemen anlayacaksınız dedi ki? (Okumaya Devam Et)

