İran’ı sevmek için 41 neden

Ali Işıngör tarafından Dünya Ülkeleri, Kültür, Politika, Tarih ile işaretlenerek gönderildi (24 Ağustos 2006)
hafizin_kabrinin_tavani.jpg

1- Dünyanın en devrimci balığının yaşadığı yerdir. Samed Behrengi‘nin doğduğu, 18 yaşında köy öğretmeni olduğu, "bir kaşık suda" boğulduğu, ama hâlâ köy çocuklarının kalplerinde yaşatıldığı ülkedir.

2- En güzel saraylarından biri "40 sütun" anlamına gelen "Çehel Sütun" adını taşır, ama gerçekte 20 sütunludur. Diğer 20 sütun için, sarayın hemen önünde uzanan dev havuza yansıyan aksine bakmanız gerekir!

3- "Çehel Sütun" sarayının hemen arkasında bir başka saray, "Heşt Beheşt" yani "Sekiz Cennet" Sarayı vardır. 400 yıllık bu botanik bahçesi, size yeryüzünde cennetin mümkün olduğunu düşündürür. Neden mi "Sekiz Cennet"? Çünkü tanrının sadece yedi cenneti vardır :)…

4- Basık suratlı ve uzun tüylü kedilerin anavatanıdır.

5- İsfahan… İranlılar’a göre burası "Nisf-ı Cihan"dır, bir başka deyişle bu kent o kadar güzeldir ki, evrenin yarısını görmüş gibi bir yumruk yersiniz. Siz siz olun, bir İranlıyla konuşurken "İsfahan nısf-ı cihan" demeyin, size "Ne, kulli cihan!" yani "Hayır, evrenin tamamı!" diyebilir…

6- Siesepol: İtalyan Rönesansı’nın en güzel köprülerini düşünün ve bu köprünün Toskana’dan 5.000 km uzakta, bir çölü bölen geniş bir nehrin üzerinde kurulduğunu düşünün. İranlılar bu köprüye "doğulu" dehşet bir özellik katmışlardır, köprünün 33 gözünün altındaki nehir yatağı teraslanmıştır, bu nedenle de dünyanın en güzel su sesini burada duyarsınız. Özellikle de uzaktaki karların eridiği Mayıs-Haziran aylarında…

7- Yüzünün tamamı gözden oluşan, ceylan yürüyüşlü güzel kızların diyarıdır İran. O güzel kızla saatlerce Hayyam’dan, Sadi’den, Italo Calvino’dan konuşabileceğiniz "gerçeküstü" bir memlekettir.

8- "Cennette huriler varmış kara gözlü, / içkinin de oradaymış en güzeli. / Desene biz tam cennetlik olmuşuz, / bak bir yanda şarap diğer yanda sevgili…" diyen adamın, Ömer Hayyam‘ın ülkesidir İran.

9- Geniş bahçelerin ve şehir ortasında içinde yapay göllerin bulunduğu devasa parkların ülkesidir İran. Parklarını filozoflarının, şairlerinin ve matematikçilerinin büst ve heykelleri süsler.

10- Unutmayın, McDonalds’ın işgal etmediği dünyadaki son yerlerden biridir İran!

11- En yakası açılmamış tanrıtanımaz fıkralar burada anlatılır. Mollalar bunun önüne ne yazık ki geçemedi :)…

12- İran’daki bazı devasa camileri aydınlatmak için tek bir mum yeter! İran süsleme sanatlarından Aynakâri, en büyüğü serçe parmağınızın tırnağı büyüklüğünde milyonlarca renkli aynanın tüm kubbeyi hatta mukarnas süslemeli duvarları kaplamasına
dayanır. İçeriyi aydınlatmak için tek bir mum yeter de artar, gözleriniz kamaşır…

13- Tavla‘nın doğduğu yerdir.

14- Ali Gapu: Bir oda düşünün, duvarlarında ve kubbesinde değişik müzik çalgılarının şeklinde oyulmuş yüzlerce oyuk olsun. Safevi Şahı Abbas odaya girmeden önce bir müzik heyeti bir saat kadar müzik çalarmış odada, şah geldiğindeyse sessizce dışarı çıkarmış. Odanın mükemmel akustiği, dakikalarca müziğin odada yankılanmasını ve devam etmesini sağlarmış…

15- Amerikan yasalarınca Microsoft ürünlerinin satışının yasaklandığı bir ülkedir burası. İranlılar ters mühendislik yoluyla Windows işletim sistemini kırıp, üzerine 3-5 yazılım ve adam gibi çalışan Farsça/Arapça desteği ekleyerek Windows Parsa adıyla piyasaya sürer. Windows Parsa, Körfez ülkelerinde de Microsoft’u silkeler! :)

16- İran İslami bir devlet olmasına karşın, parlamentosunda Ortodoks (Ermeni), Musevi ve Zerdüşt azınlıklara koltuk ayrılmıştır! Ermeni azınlığın alkollü içki (şarap) üretme ve bunu azınlık üyelerine satma imtiyazı var!

17- Dünyanın en çok satan mizah dergileri İran’da çıkar. Toplumsal muhalefetin sığındığı kalelerden biri olan mizah, İran’da muhteşem bir inceliğe ve kıvraklığa sahiptir. Bazı fıkralar sizi sandalyenizden düşürebilir. İranlı karikatüristlerin her yıl uluslararası karikatür ödüllerini toplaması boşuna değildir. :)

18- İran’da Hz. Muhammed‘in resmini yapmak serbesttir. Dini bayramlarda Hz. Muhammed’in dev resimleri şehrin geniş duvarlarını "Che Guevara" misali süsler… "Bizde günahtır" dediğinizde İranlılar şaşırır: "Peygamber bizim gibi bir insan. Onu neden putlaştıralım ki?"

19- Ünlü sinema yönetmeni Abbas Kiyarüstemi’nin ülkesidir İran. Bir diğer Abbas, Magnum’un ünlü fotoğrafçısı olan Abbas’tır. Onun fotoğraflarını tanımamak, en hafif tabiriyle "ayıptır".

20- Ortadoğu’nun İngilizler ve Fransızlar tarafından çizilmemiş tek sınırı, 1639′daki Kasr-ı Şirin Anlaşması’yla çizilen Türkiye-İran sınırıdır. O günden beri bu sınır değişmedi…

İran minyatür sanatı21- İranlıların Büyük İskender’e ülkelerini istila ettiği için değil ama Persepolis Kütüphanesi‘ni yaktırdığı için öfke duyması, sizi derin düşüncelere sevkeder. Bir daha saygı duyarsınız karşınızdaki medeniyete…

22- Dünyanın en uzun caddesi Veli Esr, 17 kilometre uzunluğundadır. Tahran şehrinin tüm diğer sokaklarında olduğu gibi, bu caddenin de her iki yanından kuzeydeki dağlardan gelen serin sular, gürül gürül akar. 17 kilometre boyunca caddenin her iki yanında ulu kavak ve çınar ağaçlarının gölgesindesinizdir ve burası şehrin tam ortasıdır!

23- Resmi istatistiklere göre İran’ın en zengin kişisi Hz. Hüseyin‘dir! İranlılar, vasiyetname ve miraslarında bir şeyleri hep Hz. Hüseyin’e "vakfederler". Hz. Hüseyin’in adına kurulan vakıflar, İran’da 1300 yıl boyunca bağışlanan sayısız gayrımülke ve gelir kaynaklarına sahiptir. Tapu kayıtlarında Hz. Hüseyin’in adı bolca geçer :)…

24- İran’ı sevmek, Sadi‘yi ve Gülistan’ı bilmektir. Sadi’nin Şiraz’daki kabri muhteşem bir anıttır ve bu anıtın altından bir berrak pınar geçer. Merdivenlerle pınarın yanına iner, Gülistan’dan mısralar okursunuz.

25- İran’da her yıl Türkiye’den çok daha fazla Batı dillerinden kitap çevrilir. Bu çeviriler, Türkiye’dekinden çok daha kalitelidir.

26- 65 kadar yerel dilin konuşulduğu, 40 kadar farklı etnik grubun (bizdeki gibi sadece ismi kalan gruplar değildir bunlar) barış içinde yaşadığı, tüm çabalara rağmen Yugoslavyalılaştırılamayan bir ülkedir İran…

27- İran, Ortadoğu’nun en güçlü devlet geleneğine sahip ülkesidir. Selçuklu hükümdarlarına hizmet eden İranlı devlet adamı Nizamülmülk (M.S. 1018-1092) Machiavelli’den yaklaşık 3 asır önce tarihin ilk modern siyaset bilimi kitabını, Siyasetname’yi yazdı. Modern devlet yapılarının temelini atan Nizamülmülk, o kadar çok devlet kurumu ve resmi bina yaptırdı ki, bugün bile asker kışlalarının, bakanlıkların ve cezaevlerinin giriş kapısı onun adıyla yani "Nizamiye" olarak çağrılıyor!

28- İran’da sokakta elinde teberzinleriyle gezen dervişlerle karşılaşabilirsiniz. Dervişlerle oturup tanrının varlığı hakkında saatlerce konuşabilirsiniz. Derviş "tanrı yoktur" derse sakın şaşırmayın, sûfi inancı "böyle bir şey"dir, sizi her an şaşırtır ve tanrıya daha da yaklaştırır…

29- İran adı üstünde bir "İslam Cumhuriyeti"dir ama namaz vaktinde bangır bangır bağıran ezan sesi duyamazsınız. Ezan sesini duymak için radyoyu açarsınız. İran’da cami sayısı da çok azdır. Yüksek bir yerde baktığınızda, şehir bizdeki gibi "çivili tahta"ya benzemez.

30- Yahya Kemal’in "Hâfız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış; / yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. / Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış, / Eski Şiraz’ı hayal ettiren ahengiyle." dediği yer gerçekten de vardır. Şiraz’da sabah 4′te kalkın, minibüsle 20 kilometre yol yaptıktan sonra Hâfız’ın kabrine varacaksınız. Eğer şanslıysanız, artık bir gül bahçesi olan Hâfız’ın kabrine günbatımına doğru bülbüllerin gelişini izler ve şafak vaktine dek şarkılarını dinlersiniz…

31- Tahran’da 1990′ların başından bu yana, tüm apartmanlarda "daire sayısı+1" araçlık garaj yeri ve daire sayısı kadar sığınağın yapımı zorunludur. Kişi başına düşen araç sayısı İstanbul’dan çok daha fazla olan Tahran’da park sorunu ile karşılaşmazsınız.

32- Kadınların üniversite mezunu olma ve kamu kurumlarında çalıştırılma oranları Türkiye’den daha yüksektir. Evet, şaka değil bu!

33- Hz. Zerdüşt’ün ve 1500 yıldır sönmeyen ateşin ülkesidir İran.

34- Emevilerle İspanya’ya kadar giden muhteşem su uygarlığının doğduğu yer İran’dır. Derin su kanallarının, su dağıtım şebekelerinin ve ganat sisteminin anavatanıdır İran.

35- İranlılar 2500 yıl önce çöl ortasında buz üretmenin yolunu bulmuştu. Bir mühendislik ve mimari harikası olan Yahçal‘lar ve Ab Anbar‘lar bugün bile kullanılıyor.

Nakşı Cihan Meydanı

36- İsfahan’daki Nakşı Cihan Meydanı, tarihi İpek Yolu’nun sergi ve fuar alanı olarak binlerce yıl kullanıldı. Bugün dünyanın en büyük ikinci meydanı olan bu alanı görmeden İran’ı anlayamazsınız!

37- İbni Sina ya da Batılıların ona verdiği isimle Avicenna, modern tıp biliminin babası kabul edilir. Paris Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nin girişinde kimin dev bir portresi vardır, bir tahmin edin bakalım?

38- İran, Robocup 2006′ya altı tanesi tamamen bayanlardan oluşan 50 takımla katıldı. Öğrencileri özendirmek için, bu yarı
şmaya girenler üniversiteye giriş sınavından muaf tutulup diledikleri bölüme kafadan girme hakkına kavuşurken, uluslararası bilimsel yarışmalarda başarı gösterip madalya getiren öğrenciler zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutulmaktadır. (Gürer Özen‘e teşekkürler)

39- İran’da dilencilik yasaktır, vakıflar ve aşevleri çok etkin bir şekilde çalışır. Dilerseniz sokaktaki yardım kutularına para atabilirsiniz. Kimsenin aklına bu kutuları parçalamak gelmez…

40-  Şii imamlarının sekizincisi olan Hz. İmam Rıza’nın Meşhed’deki kutsal türbesi, tüm görkeminin yanında bir de "iyinin eninde sonunda kötüyü yeneceğine" dair bir doğu masalını içinde taşır. Rivayet bu ya, Hz. Ali’nin soyuna olmayacak kötülükler yapan Abbasi halifesi Harun Reşid’in cenazesi yıllar boyunca toprak tarafından kabul edilmez, kusulur. Ta ki, yıllar sonra İmam Rıza’nın ayak ucuna gömülünceye kadar… 1001 Gece Masalları’nın görkemli halifesi Harun Reşid’in küçük sandukası gerçekten de İmam Rıza’nın ayak ucundadır. :)

 

41- Doğunun onurudur İran… Muaviye karşısında Hz. Ali, Yezit karşısında Hz. Hasan ve Hüseyin, Abbasi halifesi Harun Reşid karşısında İmam Rıza, petrol tröstlerinin karşısında Musaddık, Şah’ın karşısında Behrengi, Molla’nın karşısında Şirin Ebadi, Teksaslı George Bush’un karşısında ise 7.000 yıllık bir kültürdür…

'İran’ı sevmek için 41 neden' yazısına 178 tane yanıt gönderilmiş

RSS ile yorumları takip edebilirsiniz.

  1. murat ağalday, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 16:28 iken şöyle buyurmuş:

        Çokk güzel ülke; Haydarpaşa’dan bir avrasya ekspresi biletine bakıyo bu medeniyet üstelik 68 ytl olmalı yanlış hatırlamıyorsam. Bu elzem güzelliklerinin dışında oldukça ucuz, maliyetler Türkiye sınırından sonra inanılmaz düşüyor. Mamafih , bir türlü gidemediğim bu memleketin önünde sonunda altını üstüne getiricem.
        Bir İzmirli için çok uzak görünen bu kültüre arifane bi aşinalığım var nereden hasıl olmuşsa. Muazzam , kadim medeniyetleri ve coğrafyaları çok hoş ta hoş olmasına , bir de esenleşirken öyle öpmeseler:) harika olacak. 
       (kaza bela okursa tahran üniversitesinde pers mimarisi doktorası yapan İranlı arkadaşım Süheyl’ide esenlemezsem çok ayıp ederim. Galeyann! )
        Saygılar. 

  2. A. Murat Eren, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 17:00 iken şöyle buyurmuş:

    İran’ı tam olarak neden olduğunu bilmiyor dahi olsam (fakat sanırım en başta muazzam bir medeniyetin torunları oldukları için) ben de çok seviyorum. Hatta kesinlikle görmek istediğim, belki bir süre yaşamak istediğim ülkelerden birisi İran.

    Bu 41 nedenin 41′i de leziz, fakat özellikle  16, 32, 34, 38, 39 ve 41 benim favorilerim oldular ;)
     

  3. Ali Işıngör, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 18:10 iken şöyle buyurmuş:

    Bilmiyorum, aslında bu yazıyı "İran’ı sevmek için 101 neden" diye hazırlamıştım ama sonra okurları sıkar diye yazıyı hunharca biçtim :)…

    Bakalım, yazıya tepkiler istediğim yönde gelişir ve okurlar da kendilerince sevme nedenlerini iletmeye başlarlarsa, okurların yazdıklarını da katıştırarak bir ikinci "41 neden" yazısını çıkartabiliriz :)

    Kollektif bir yazı yazmak hoş bir deneyim olabilir.
     

  4. metin-thePoor, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 19:43 iken şöyle buyurmuş:

    Ali Bey,Dilinize sağlık. Ama kızdım size! Nasıl kırparsınız bu güzelim yazıyı?!Ben 41 buçukuncu nedeni söyleyeyim: Farsça gibi muhteşem bir dil. (Buçuk dedim, çünkü 24′üncü nedenle bağlantılı.) 

  5. murat ağalday, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 19:51 iken şöyle buyurmuş:

    az önce pejmurde pejmurde yürürken behrengi’yi düşünürken , dalgın. Kafayı bi kaldırdım "yeşil" bir kitabevinde çocuk masalları raflarında flu bir kadrajın tam ortasında behrengi kelimesini seçtim:)
      Daha önce adını bile duyduğumdan tam olarak emin olamadığım bu zat-ı muhteremin sn Ali Işıngör’ün 41 neden yazısı ve müteakiben Dünyanın en devrimci balığının ayrıntısını okuduktan sonra kafama kazıdığı yüzüyle rafta gördüğüm kitapları satın alarak tanışma fırsatı buldum. şimdi bir adım daha yakınım Haydarpaşa garına:)
      sn. A Murat Eren ; mesleğim beni biraz rahat bırakan bir meslek, iyi bir takvim uydurabilirsek belki beraber oyarız farisi medeniyyetinin dehlizlerini :) zaten tüm sağlam yol arkadaşlarım bukağıları ile geçinebiliyorlar.

  6. MT, 24 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 23:41 iken şöyle buyurmuş:

    ben de bir sey eklemek istiyorum. iran’da en cok dikkatimi ceken insanların surekli bir seyler uretmekle ugrasiyor olmalarıydı. satıcılar kesinlikle urunlerini satmak icin bagırıp cagırmıyorlar ve pazarlık yapmıyorlar. yuksek fiyat soyleyip sonradan dusurerek turistleri kazıklamaya calısmıyorlar.

  7. Atilla Aktuna, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 00:33 iken şöyle buyurmuş:

    Sevgili Ali,

    Şunu atlamışsın ki, darılabilirim (Metin Bey’in nedenini kırk ikinci olarak kabul edip, bu da kırk üçüncü olsun diyorum):

    Pilavın hasının yapıldığı yerdir İran. Tedik (hadi bunu da açıkla bakalım) ve safranın yasemin pirinciyle muhteşem uyumudur. (Formel 43. neden)

    Pilavın hasının yapıldığı yerdir İran. Tedik ve safranlı pilavı Aliye Hanım öyle bir yapar ki parmaklarını yersin. (İnformel 43. yorum)

    Ve Murat Ağalday’a not: "zaten tüm sağlam yol arkadaşlarım bukağıları ile geçinebiliyorlar." Ne diyebilirim, ağzınıza sağlıktan başka!!!

     

  8. baratrion, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 01:48 iken şöyle buyurmuş:

    bilgilendirici bir yazı olmuş çok teşekkürler.keşke bu zorlu günlere başlarında bi deliyle girmeselerdi. batıda armageddon, III. dünya savaşı, tanrının vaadettiği günler vs. ne kadar aptalca inanışlar mevcutsa ve zannettikleri o süreçleri hızlandırmaya yönelik dünyayı mahvediyorlarsa… iran’da da ahmedinejad’ın başı çektiği bir "mehdi bir an önce gelsin" sanrısı mevcut ki, akl-ı selimin çok kıymetli olduğu bugünlerde bu çok tehlikeli bir hâl alıyor. kültürler, halklar, çeşitlilikler hepsi çok değerli; fakat herkes tanrıyı kıyamete zorlama(!) uğraşındayken zenginlikler nasıl da değersizleşiyor… 

  9. orçun özdemir, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 04:36 iken şöyle buyurmuş:

    öncelikle böyle güzel düşüncelerin ve hala masum bişeylerin paylaşıldığını görmek çok hoşuma gitti. Daha önce iran hakkında hiçbirşey bilmeyen ve genelde avrupa ve batı ülkelerini incelemeyi tercih eden bir kişi olarak kendimde ki büyük açığı yakalatan ali ışıngör e sonsuz teşekkür borçluyum ! Nakşı Cihan Meydanı görülmeye bence değer ve bir müzisyen olarak beni   14. madde deki akustik  iran hakkında düşüncelerimi oldukça yoğunlaştırdı. emeğinize sağlık…

  10. A. Murat Eren, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 05:00 iken şöyle buyurmuş:

    Merhabalar Murat Ağalday,

    "sn. A Murat Eren ; mesleğim beni biraz rahat bırakan bir meslek, iyi bir takvim uydurabilirsek belki beraber oyarız farisi medeniyyetinin dehlizlerini :) "

    Pek hoş olur efendim, umarım bir gün fırsat olur, buradan da "gidiyoruz" der dönüşte de "bakın ne fotoğraflar çektik" deriz. Açıkçası ben kendi meşrebinde bir fotoğraf insanı olarak en azından İran’dan bir sürü fotoğraf çıkaracağıma inandığım için gitmeyi istiyorum.

    Fakat bu hayaller için önce Amerika macerasını bitirip Türkiye’ye dönmemiz gerekecek tabi ;)

    Selamlar.

  11. B. Duygu Özpolat, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 07:13 iken şöyle buyurmuş:

    Bu nefis satırları okuduktan sonra şöyle durup bir düşündüm. Orta Doğu ülkeleri ile ilgili ne kadar az şey bildiğimi, ve daha korkuncu, o azıcık bilginin de ne kadar çarpık olduğunu anladım bir kere daha. Bu bilgileri bizim kafamıza kim ne zaman soktu, hadi sokanların allah müstahakını versin de, ben niye bir açıp okumadım bre? diye düşündüm.

    Mesela ben neden bütün Orta Doğu ülkelerini -en klişe haliyle- "temizlik" konusunda kendileri hakkında hep kötü şeyler söylenen aşırı dinci insanların yaşadığı, çöllerle kaplı, kupkuru yerler sanıyorum? (Evet itiraf ediyorum, benim bir Amerikalı’dan farkım yok imiş.)

    Bir anda bu işin sorumlulularından birini hatırlayıverdim: bu densiz zat, Betty Mahmudi isimli bir kadın idi. Onun, son derece taraflı, arkası yarın kalitesindeki kitabı "Kızım olmadan asla"yı ortaokul çağlarında oyun hamuru gibi şekillenmeye hazır beynime neler ettiğimi farketmeden okumuş ve İran’ı korkunç bir yer olarak kayıtlara bir kere geçirdikten sonra bir daha üzerinde durmamıştım sanırım :(

    Bu durumun, benim gibi entel-aydınlanmış-çağdaş takılıp aslında cahil ve önyargılı olan pek çok insan için geçerli olduğunu düşünüyorum. "Radikal İslam" "gericilik" gibi kavramları bu ülkelerle özdeşleştirdik, örneğin Budist bir ülkeyi gördüğümüz gibi göremedik, birileri zorla başımızı kapatacak diye korktuk sanki, ama kulaktan dolma bilgilerin aslını hiç öğrenmeyi bile düşünmedik. İçimden suçu eğitim sistemine, medyaya, Betty denen karıya atıp bu işten sıyrılmak da geçmiyor değil :) Çok utandım ben aslında bu maddeleri okurken. Neyse ki gidip görme merakı ağır basıp unutmamı sağlayabilir bu utancı bir nebze. İrana giden tren için bana da bilet alın! Ben de gidiyorum!

  12. murat ağalday, 25 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 13:46 iken şöyle buyurmuş:

      Kendi adıma arifane nedenlerim olduğunu söylemiştim. Sn. Ali Işıngör‘ün  kollektivist önermesine ithafen,yorumculuk ataletine sığınarak  (ve ayrıntılarını üstadına bırakarak),  ikinci 41 nedende yer alabilecek birkaç potansiyel önermek isterim:
      Eğitime savunma sanayiinden daha çok bütçe ayıran Ortadoğu’daki tek ülkenin İran  olması, Halihazırda İran halkının 57.5 milyonu genel sağlık sigortasından istifade etmesi(1996 itibarı ile nüfus 59.500.000), Hehamenişiler ve Sasaniler devri, Hatemkari, muarrak, münebbet, suzenduzi, melileduzi, yine hayyam.ud, kanun ve destgah, galeyan, Tahtı Cemşid, Kuruş Kabri, Tak-ı Kesr, Uluslararası Fecr Film Festivali,,. Sib (elma), Sebze(yeşillik),  Serke(sirke), Sonbol(sümbül), Senced(iğde), Semenu(bir tür tatlı) ve Sumaktan oluşan nevruz sofraları ve yine "Ey benim şahsımı hakir gören, sakın iriliği meziyet sanma. Meydan gününde ince belli at işe yarar, besili öküz değil":)   son olarak en sevdiğim neden olan 21 ve 25. maddeye ek olabileceğini düşündüğüm :"1996 yılında basının toplam tirajı 575 milyon nüshaya ulaşmıştır.Yine 1996 yılında 11 bin başlık altında kitap basılmış ve 71 milyon civarında tiraja ulaşılmıştır.  Ülke genelindeki 1304 kütüphaneden faydalananların sayısı yılda yaklaşık 31 milyon kişi olarak saptanmıştır"(2002 resmi veriler)
      Bir de tavlanın 13. madde olması bir hayli ilginç geldi bana:) , elbetteki tesadüftür.
      Sn. A. Murat Eren;
    Konu dışına çıkıyorum ama meşrebiniz şahane, geliniz görünüz ki bendeniz çöp adam bile çizmeye muvaffak olamamış , berbat bir müzisyen ve müzisyenliğim kadar kötü bir betimciyimdir:) Fakat annemin yemek sanatındaki eserlerini tabakları yalayarak ödüllendirdiğim gibi aklımın erdiği her sanat dalının , her vecizenin , her hissenin hakkını vermeye çalışırım. Kazara Acem topraklarını birlikte karışlıyacak olursak, sizinle birlikte uygun bulunan anlardan yansıyan ışımaları kameraya kaydedemiyeceğimi umarım anlatabildim:) neticede yetenek meselesi..
    saygılar

  13. erdem, 26 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 10:23 iken şöyle buyurmuş:

    dağcılığa ve doğa sporlarına kıyısından köşesinden bulaşmış her kesin bir kere DEMAVEND ( 5671 m ) çıkıp zirve yapmasa bile o güzel çoğrafya ya yukardan bakma fırsatı verdiği için sevilebilir iran…
    not:bu ülkede birileri silkinip ayağa kalkacaksa apolitize hayatlarından bunlar kesinlikle küçük kara balıkla yolculuğa çıkmış bireyler olacak…

  14. Ali Işıngör, 26 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 22:50 iken şöyle buyurmuş:

    Yapılan tüm öneriler teşekkür ederim arkadaşlar :)İkinci 41 nedene hızla yaklaşıyoruz… Hadi biraz daha gayret! 

  15. nicomedian, 28 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 00:37 iken şöyle buyurmuş:

    Merhaba,
    Hafız’ın kabrini çocukken kafama iyice sokmuştum. Sütunlu, pembe güllerle dolu bir bahçeydi. Hiç unutmadım. Yahya Kemal’le birlikte hep sevdim. Eski Hayat mecmualarının ortasından çıkan tablolar evimizde özenle saklanırdı. O tablolar arasında görmüştüm onu. (Madde 30)
    Benim eklemek istediğim madde ise el işçiliği. Bizim evde üzeri İran işi süslemelerle kaplı bir ahşap kutu var. (İran’dan Ali adında bir arkadaş getirip hediye etmişti :) Kendisine bir kez daha teşekkür ederiz.) O kadar zarif ki… Galiba bu işe hatem sanatı adı veriliyormuş. Tıpkı mozaik gibi görünüyor. 
    Öte yandan her ne kadar İran konusunda "men danişcuyem" desem de belirtmeden geçemeyeceğim: İran benim için şiir gibi lisanıyla bir şiir ülkesi… Benim çok sevdiğim şairleri var. Mesela Füruğ…
    Sevgiler, selamlar.
     

  16. Haber - Yaşam » İRAN’I SEVMEK İÇİN 41 NEDEN, 28 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 14:58 iken şöyle buyurmuş:

    [...] Sevmeyenlerin sevenlerinden daha çok olduğunu zannettiğim İRAN’ı sevmek için 41 neden sıralanmış…etiketler: sevmemek, sevmek, iran [...]

  17. hasan bora, 28 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 17:00 iken şöyle buyurmuş:

    iran konusunda yazdiklariniz bir kez daha acinasi halimizi animsatti bana… amerika’yi sekoya agaclarina kadar bilen genc nesil nasil olur da bir toplumun yureginde, aklinda yer etmis bu zengin kulturu bilmez, hic olmazsa surada bir ulke varmis, neymis, demez… bunu gecelim… benim anlamadigim sey bu kadar zengin kulturlerin nasil olur da once komunistleri bicen amerikan dostu sah’in, sonra da haci hoca molla takiminin elinde oyuncak oldugu… aslinda bu haci hoca takiminin iran’a gelisini dun gibi hatirliyorum, gazeteler ne buyuk tantanalar koparmisti, humeyni’nin donusunde. cok tuhaf bir sekilde nasil saddam bati’nin bir oyuncagi olarak geldi orada kaldiysa, bu haci hoca takimi da bati medyasinin hic de garipsemedigi tam tersine sekiz sutuna mansetleriyle duyurdugu o günlerden bu yana iktidardalar… bilmek istedigim siyaset iran’da halkla ne kadar bütünlesik? dolayisiyla o gecmisin anli sanli kültürüne dayali toplumu yozlasti mi, yoksa icinden nitelikli adam mi cikaramiyor? eger adam cikmiyorsa bugun tehdit altinda olan bir iran daha ne kadar kendini koruyabilir? böyle cehennemi sorular iste… yazilarinizi ilgiyle izliyorum, kaleminize kuvvet…

  18. Murat K.girgin, 28 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 18:47 iken şöyle buyurmuş:

     bu kırkbir maddeyi içim titreyerek okudum! yüreğinize sağlık!furug fehruzad ‘ gibi bir kadını yetiştirmiş  olmak bile iranı yuceltiyor.ayrica uzun zamandır, ruhumu temizleyen dilemekten, vazgecemediğim bir online iran radyosunu sizinle paylaşmak isterim.  http://www.radiodarvish.com/Burnumuzun ucundaki, rumları, iranlıları, ermenileri, arapları, kürtleri ve onların kadim kültürlerini şizofrenik bisekilde yok sayarak bu ülkeye ve ortadoğuya dünya kültürüne  şaşı bakarak ne denli hata yaptığımızı çok insan anlamaya çalışmıyor bugün.Yukarıda sıralanan 41 madde "komşu ve akraba" kültürlerimiz için binlerceye çıkarılabilir. yeterki biz gercekten şu anglo-sakson fetişimizden bi kurtulalım! candan sevgiler.

  19. B. Duygu Özpolat, 28 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 21:10 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Murat K. Girgin demiş ki, "Burnumuzun ucundaki, rumları, iranlıları, ermenileri, arapları,
    kürtleri ve onların kadim kültürlerini şizofrenik bisekilde yok sayarak
    bu ülkeye ve ortadoğuya dünya kültürüne  şaşı bakarak ne denli hata
    yaptığımızı çok insan anlamaya çalışmıyor bugün.Yukarıda sıralanan 41
    madde "komşu ve akraba" kültürlerimiz için binlerceye çıkarılabilir.
    yeterki biz gercekten şu anglo-sakson fetişimizden bi kurtulalım!" Elinize dilinize sağlık.  Ben de bunu hissetmiş, ama sanki yeterince açık dile getirememiştim. O anglo-sakson fetişinden kendini yeni yeni kurtarmakta olan bir insan olarak yaşamakta olduğum "aydınlanmayı" da kelimelere dökmek çok zor.

  20. F. Günindi, 29 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 04:35 iken şöyle buyurmuş:

    Birkaç yıl önce yetenekli bir çizer arkadaşımın ‘İran’ı görmeden ölmeyelim!’ önerisiyle merak sarmıştım ben de bu memlekete. Duyduğuma göre İran’da sanat çarşıları varmış. Burada çizerler, sanatçılar hayatlarını sadece çizerek kazanıyorlar ve rahat bir hayat sürebiliyorlarmış. Bizde birşeyin çarşısında bile yabancı mallardan geçilmezken sanata çarşı açabilecek kadar sanattan anlayan ve para veren insanların olduğu memleket güzel olsa gerek.Yüzyıldan az zamandır fetişle başlı olduğumuz Batı kültürü bizlerin idrak yollarını tıkıyor ve en iyisinin bize gösterilen olduğuna inanıveriyoruz. Komşumuzu kara cübbeli, cahil adlederken Batılı bir karikatüristin bizi fesli çizmesine, ‘ İstanbul’da deve yok mu?’ diye şaşırmasına kızıyoruz. Ne yani biz İran’ı farklı mı görüyoruz?

  21. MEHMET, 29 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 18:02 iken şöyle buyurmuş:

    İran’ı sevmek için bir nedende benden : Türkiyeden sonra türklerin sayısının en fazla olduğu ülke(10-15 milyon). Bu nedenle özellikle kuzey bölgelerinde rahatlıkla türkçe konuşabileceğiniz bir yer.

  22. sanem, 30 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 12:19 iken şöyle buyurmuş:

    Ben doğduğumdan beri Türkiye’de yaşayan ve sürekli ülkemle ilgili "siz hiç yıkanıyormusunuz?Anadilin Arapça değil mi?Neden carşaf giymiyorsun,İranlı değil misin??" gibi sorularla karşılaşan bir İranlı olarak bu yazıyı görünce çok mutlu oldum.Ali Işıngör’e çok teşekkürler. :)

  23. bir iran aşığından, 30 Ağustos 2006 tarihinde saat tam 19:11 iken şöyle buyurmuş:

    İran’dan geleli tam 3 hafta oldu. 2 haftalık bir tatil için gitmiştik. ve çok güzel anılarla döndüm. Bilmiyorum bu yazıyı daha önce okusa idim İsfahan’a gitmek için fırsat yaratmaya çalışırmıydık. Ama bundan sonra eğer kısmet olurda gidersek gezmeyi çok istiyorum. İran’ı sevmek için bence 41, 101 değil 1001 sebep bile vardır. Fikrinize yazılarınıza sağlık. İran yemeklerinden tadikli safranlı pilavından, mirzagasemisinden, sebze gurmesinden, fesencun ba gısmesh kaysısından mı bahsetsem. İnsanlar güleryüzlü çok saygılı. Aile ortamları dost meclislerinde söylenen şarkıları… bol bol kasete çektik evde özlem çektikce seyredelim diye. Gençlerin her biri bir müzik aleti çalmayı biliyor. Sentur sesi, tar sesi, keman, darbuka. Cidden sanata düşkünler. Geldiğimde arkadaşlarıma gösterdiğim resimler tamam dediler biz çok farklı biliyormuşuz. Bize ne gösterilirse onu tanıyoruz. araştırmayı sevmiyoruz. Bir yorumda okuduğum gibi cidden dogru, tanıdığım tüm bayanlar çalışıyor. Tüm kızlar okula gidiyor. Biz bu tatilde 3 günlük Tahran ziyaretinden sonra kuzeye Raşt’e gittik. Yeşilliği görünce bizim Karadeniz diyorsunuz. Meydanları parkları görülmeye değer. Meraklı olanlar gezmeyi sevenler için kesinlikle tavsiye ederim.
    Tekrar fikrinize sağlık ellerinize sağlık der selamlar sunarım.
    Fatma

  24. Ghost (TeeCoholicZone), 1 Eylül 2006 tarihinde saat tam 11:07 iken şöyle buyurmuş:

    [...] Yazıyı okumak için lütfen tıklayınız ! [...]

  25. bendeng, 1 Eylül 2006 tarihinde saat tam 23:56 iken şöyle buyurmuş:

    bizdeki gibi civili tahta benzetmenizi keske yapmasaydiniz irani anlatirken memleketimizi ezer bir havaya burunmeseydiniz keske guzellikleri golgelemis.

  26. Ali Işıngör, 2 Eylül 2006 tarihinde saat tam 00:22 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Bendeng,

    Eğri oturalım doğru konuşalım… Bu yazının yazarı olan benim adımla (Ali Işıngör) Mimar sinan’ın adını yanyana yazdığınızda Google’da 33 tane sonuç birden geliyor. 15 yıllık gazetecilik hayatım boyunca içinde Mimar Sinan’ın adı geçen yazılarımın sayısıysa her halde 50′yi geçer. Sinan’ın yapılarını korumak için girdiğim kavgaların belgeleri neredeyse bir klasörü doldurur…

    Bunu niye anlattım?

    Elinizi vicdanınıza koyun ve Bayrampaşa, İkitelli, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Halkalı, Güngören, Ümraniye, Dudullu, Bağcılar, Kartal (örnekleri artık siz çoğaltın) semtlerinden birine yukardan bakın lütfen…

    Aslında eminim görmüşsünüzdür ve sözü nereye getireceğimi de anlamışsınızdır: Sinan’ın İstanbul’u olmaktan çoktan çıkan bu kentin minareleri bırakın bir "çivili tahta" görüntüsünde olmayı, akide şekeri kutusu görünümündeki süslemeleri, orantısız boyları ve olmayan şerefeleriyle birer "çıban" gibi duruyorlar!

     

    (…) 

     

    Doğruyu söyleyeni onuncu köyden de kovalım mı yoksa?

  27. Hayal et..., 11 Eylül 2006 tarihinde saat tam 00:57 iken şöyle buyurmuş:

    Selam…
    yazılarınızı zevkle okuyorum ve “limk” sitesi sayesinde “İran” yazınıza ulaştım,
    okudum ve çok beğendim.ben bir iranlıyım yaklaşık 9 sene önce Türkiye ye geldim.bazı yorumlarda da belirtildiği gibi bence bölgenin en büyük kültürü,Adabı ve geneleğe sahip olan iki ülke var İran ve Türkiye.
    siz daha iyi bilirsiniz ki İran Türkiyede malesef çok yalnış biliniyor ve malesef Türkiyenin gözü ABD ve AB den başka birşey görmuyor.
    ben ABD ve ya AB karşıtı değilim ama unutmayalım ki kültürün,bilimin,tıbbın,teknolojinin,gök bilimciliginin,matematik,kimya.. ve bir cok seyin temeli bu topraklarda atımıştır.
    aslında soyliyecek çok seyim var ama sizleri yormak istemiyorum.
    haddimde değil ama şunu soylemek istiyorum herşey BATI değil genç kardeşlerim lütfen markalara özenmek yerine okumaya özenin.
    batının ve ABD nin saçma,nefret,kin,yalan aşklar,ihtiras,aldatma,vahşet,reklam,özenti dolu kitaplarını okumak filimlerini izlemek yerine sizi en iyi anlatan ve anlayan büyük Türk ve iran şairler,yazarların kitaplarını okuyun.ABD filimlerinin renkleri ve markaları sizi alıp götürmesin!
    uzatmicaktım ama söylemek istediklerimin özetinin özeti bu…
    “bu ülke bizimdir bizim kalacak”kimse alamaz demeyin.
    ırak gibi ülkenize yabancı asker gelince ülkeniz elden gitmez…
    BATI ve ABD ülkenizi filimleriyle,yemekleriyle,içecekleriyle,oyuncaklarıyla sizi sizden alıyor…
    ALi bey elinize sağlık…
    güzel yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyoruz…
    Allaha emanet olun…

  28. MUHAMMED ALİ, 11 Eylül 2006 tarihinde saat tam 17:01 iken şöyle buyurmuş:

    İYİ GÜZELDE (11. VE 18. BANA TERS GELDİ ONLAR OLMASA MÜKEMMEL 1 YER)
    GERÇEKTEN ÖYLEYSE ALLAH AFFETSİN ONLARI, İRAN YÖNETİMİNEDE DURDURMAYI
    NASİP ETSİN.
    SAYGILAR…SEVGİLER

  29. pikacu, 12 Eylül 2006 tarihinde saat tam 16:04 iken şöyle buyurmuş:

    selamlar herkese…ben de bu yazıyı limk sitesinden buldum ve oldukça dikkatimi çekti.neden derseniz ben de bir çok insan gibi Türkiye’nin Güney Doğusu’nda kalan ülkeleri çok geri ve pis görüyordum.sanki hiç medeniyet gelmemiş gibi.bu fikre sanırım duyduklarım yüzünden,onları araştırmadan kabul ettiğim için kapıldım.fakat benim bu fikrimin değişmesine neden olan bu yazı değildi.Geçen yıl netten tanıştığım ve görüştüğüm arkadaşımdan duymuştum bir çok şeyi!!! onlar 9 yıl önce İran’dan gelerek Avrupa’ya gidip farklı imkanlarla tanışmak isterken Türkiye’deki tanıdıkları yüzünden dolandırılmışlardı:-(Bu yüzden ailece Türkiye’de yaşamaya başlamışlardı.Dikkatinizi çekmek istiyorum dolandırıldıkları yer Türkiye!!!Böyle söleyince beni yanlış anlamayın lütfen!!!Ben Türkiye’yi yani ülkemi çok seviyorum…Zaten yaşadığım,doğduğum ve de doyduğum yer!!!nankörlük etmem hiç bir zaman.Atatürkçü biriyim!!!gelelim konumuza ben bahsettiğim iranlı arkadaşımla tanıştıktan sonra o kadar çok tepki aldım ki…herkes o iranlı! kültürü farklı,orası nası bi yer sen biliyomusun şeklinde tepkiler verdi.o zamanlar bende üzülmüştüm.Hemen toparlayayım; ben bu tepkilerin üzerine araştırdım.çok gelişmiş bir yer olduğunu en azından resimleriyle gördüm.Arkadaşımın ailesiyle tanıştım.Merak edenler varsa annesinin başı da kapalı değildi.Bunu neden söylüyorum İranlı’lar aşırı dinci diye düşünenler vardır muhakkak…neyse annesinin safranlı pilavını yedim gerçekten farklı bir lezzet.dünyaya bakışları o kadar farklı ki bizden.bence İranlı’ların geneli böyle.Yani çok pozitifler ve her daim Allah’a şükrediyorlar.Bunca yaşadıklarına rağmen umutsuzluğa kapılmıyorlar…Sonuç olarak söylemek istediğim lütfen hiç bir konuda önyargılı davranmayın ve duyduğunuz herşeyi araştırın öyle inanın.Lütfen kusuruma bakmayın ama bunları paylaşmak istedim sizlerle…TEŞEKKÜRLER…

  30. nirvana khademi, 14 Eylül 2006 tarihinde saat tam 00:01 iken şöyle buyurmuş:

    Öncelikle bu güzel yazınız için çok teşekkür ediyorum.Ben bir iranlıyım ve  17 yıldır türkiyede yaşıyorum.Bu güne kadar okadar iranla ilgili üzücü sorularla karşılaştımki size anlatamam.Bir iranlı olarak bu kadarmı kötü tanınıyoruz ve bu duruma düşücek bir ülkemiydik diye kendime çok soruyorum.ama şimdi biraz daha ümitliyim.ülkemle ilgili bu kadar güzel bir yazıdan sonra sanırım biraz daha hakettiği yeri bulucaktır.Onur ve şeref duydum.İranın gizli kalmış güzelliğini ve külltürünü daha iyi anlatamazdınız.Ülkemi bu kadar güzel tanıttığınız ve anlattığınız için size çok teşekkür ederim.

  31. Murat Ağalday, 15 Eylül 2006 tarihinde saat tam 12:12 iken şöyle buyurmuş:

      Sn. hayal et;  

    "unutmayalım ki kültürün,bilimin,tıbbın,teknolojinin,gök
    bilimciliginin,matematik,kimya.. ve bir cok seyin temeli bu topraklarda
    atımıştır."

    Hayır efendim öyle değil. Yine de pers kültürünün yeri yadsınamayacak kadar büyüktür, bu saydığınız ilimlerin bazılarında. Biraz da cerbezesine vermek lazım belki iklim/toplum karakteristiğinizin..

    Bu arada yorumlara bakılırsa; İran’daki türkler kadar olmasa da, Türkiye’de de bir hayli İranlı var. Hoşgeldiniz:)   

    selamlar, saygılar..   

  32. Hayal et..., 16 Eylül 2006 tarihinde saat tam 16:42 iken şöyle buyurmuş:

    sayın Murat Ağalday… "ve bir cok seyin temeli bu topraklardaatımıştır."
    demekten kastım İran,Türkiye ve orta doğudaki ülkeler…
    bu ara irandaki Türk nufusu Türkiyedeki iran nufusunun hayli ustunde :)
    iranda yaklaşık 20 milyon Türk kardeşlerimiz var..
    saygılar…sevgiler…

  33. hasan ismail, 18 Eylül 2006 tarihinde saat tam 13:01 iken şöyle buyurmuş:

    Sadık Yalsızuçanlar’ın da dediği gibi, bir Batılı ile içimiz titreyerek, beraberce coşarak, hüzünlenerek ne kadar şeyi paylaşabiliriz ki? (yanlış anlaşılmasın amacım dışlayıcı olmak değil, sadece kim olduğumuzu göstermek) Oysa bir Ortadoğulu ile konuştukça keşfedeceğiz ne kadar çok ortak dedimizin, farklı dillerde yazılmış ne kadar çok ortak mısralarımızın olduğunu.
    Farklı bir anlam dünyasında şekillenmiş sanatsal formları/temaları kullanarak bizi ne kadar anlatabiliriz?
    İnanın bazı vehimlerle ötekileştirdiğimiz Ortadoğulu kardeşlerimizle, onların toplumlarıyla yeniden tanışmak herkesten önce bize muhteşem fırsatlar sunacak, bir türlü açığa çıkamamış toplumsal dinamiklerimizi harekete geçirecektir. İnsanlığın ortak fikir ve sanat mirasına ancak bu şekilde büyük ve özgün bir katkı yapabiliriz.
    Yazınız için çok çok teşekkürler.

  34. Taylan, 18 Eylül 2006 tarihinde saat tam 19:36 iken şöyle buyurmuş:

    Elinize saglik bu guzel yazi icin. Cok tesekkur ediyorum. Saygilar.

  35. manhem, 18 Eylül 2006 tarihinde saat tam 23:54 iken şöyle buyurmuş:

    Efendim İran, aynı zamanda Ali Şeriati’nin ülkesidir…

  36. sena, 19 Eylül 2006 tarihinde saat tam 09:11 iken şöyle buyurmuş:

    Görmezden geldiğimiz büyüleyici kültüre açtığınız kapı için teşekkürler.. izninizle linki kendi sayfamda yayınlamak (gerçi pek okurum yoktur ama olur da birileri okursa diye) isterim..
    ve çok teşekkür ederim..

  37. Hayal et..., 19 Eylül 2006 tarihinde saat tam 15:44 iken şöyle buyurmuş:

    sayın Ali ışıngör bir çok arkadaşım bu yazıyı okudu ve çok olumlu karşıladılar.yorumlara bakılırsa size zahmet artık ikinci bir 41 neden yazınızı iple çekiyoruz :) saygılar…

  38. Sanal Çöplük » Blog Archive » İran’ı Sevmek İçin 41 Neden.., 22 Eylül 2006 tarihinde saat tam 03:05 iken şöyle buyurmuş:

    [...] İran’ı Sevmek İçin 41 Neden.. Ali Işıngör tarafından yazılmış..http://www.moleschino.org/2006/08/24/irani-sevmek-icin-41-neden/ [...]

  39. Yumurcak, 25 Eylül 2006 tarihinde saat tam 20:21 iken şöyle buyurmuş:

    Merhabalar, Uzun zaman önce okumuştum Hekim’i.. İskoçya’dan başlayıp İsfahan’da nihayetlenen bir yolculuktu anlatılan. Bitirdikten sonra "Keske, o donemlerde orada olsa idim!" dediğimi hatırlıyorum.

    Ali bey, 101 nedenin geri kalan 60′ini ne zaman alabilecegiz kismetse? :)  

  40. Ali Işıngör, 25 Eylül 2006 tarihinde saat tam 20:33 iken şöyle buyurmuş:

    Aslında "taslaklar" bölümünde yarım bıraktığım iki ayrı yazı var. Yazılardan biri, bir müzik yazısı ve Manu Chao‘dan bahsediyor. Diğeri ise futbol ve tarih ağırlıklı giden "İki kalas, bir heves" serisinin beşinci yazısı :)

    Önce onları mı bitirsem diye düşünmüyor değilim, sanırım yarın müzik yazımı yayına girip, ardından da bir başka Moleschino yazarının bir şeyler çiziktirmesini bekleyeceğim. İkinci sıraya da yeni "İran yazısı"nı alırım artık…

    Bu arada ne yalan söyleyeyim, dışardan gelen yorumlara biraz daha süre tanımak istiyorum.

  41. Hayal et..., 26 Eylül 2006 tarihinde saat tam 00:44 iken şöyle buyurmuş:

    Ali hocam İcerix.com sitesinde güzel yazınızı link olarak verdim,tepkiler olumlu ve ikinci yazınızı sabırsırlıkla bekliyoruz…
    saygılar…

  42. GÜREL ESENER, 26 Eylül 2006 tarihinde saat tam 14:10 iken şöyle buyurmuş:

    ben bu güzelliklerin bir çoğunu görme imkanı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. gitmeden görülemeyeceği gibi görmeden yaşanamıyacak bir ülke bana bu imkanı veren iranlı eşimi çok seviyorum.

  43. denyonun biri, 28 Eylül 2006 tarihinde saat tam 08:50 iken şöyle buyurmuş:

    bende yazinizi bir sitede gordum:) bilgi ve paylasim icin cok ama cok saolun
    forumdakilerin bir cogu nasil yani bu iran bildigimiz iranmi derken digerleride fikirlerini belkide sizin geri kalan 60 i anlatdi:) cok haz alindi ve bulundugumuz cografyanin o kadar da denyo bir cografya olmadigini bir kere daha anlamish olduk :) tekrar saolun

  44. Ertan Asan, 3 Ekim 2006 tarihinde saat tam 13:41 iken şöyle buyurmuş:

     
    Resim, tezhip, minyatür ile ilgilenenler teslim edeceklerdir ki "Behzad, 1494-1495" olmadan bu liste tamam olmayacaktır. Orhan Pamuk’un "Benim Adım Kırmızı"da da bolca ve hayranlıkla bahsettiği Behzad’ı unutmamamız gerek. O İran’ın gelmiş geçmiş en meşhur ressamıdır.
    http://en.wikipedia.org/wiki/Behzad
     

  45. Ali Işıngör, 3 Ekim 2006 tarihinde saat tam 15:24 iken şöyle buyurmuş:

    Benim en sevdiğim minyatür ustasıysa Reza Abbasi’dir. Adına Tahran’da dünyanın en büyük minyatür müzesi kurulan Reza Abbasi, Şah Abbas’ın en gözde sanatçısıdır.

    Reza Abbasi Müzesi’ni ilk gezdiğimde, sarhoş gibi olmuştum, yere oturup iki saat bir minyatürünün karşısında oturduğumu bilirim. Sonraki dört gün boyunca orada tripodumla çekim yaptım. Oranın Azeri müstahdemlerini ve dört gün boyunca bana gösterdikleri müsamaha, nezaket ve ilgiyi asla unutamam. Hayatımın en iyi demlenmiş çaylarını "gand" ile orada içtim… 

  46. erdem, 4 Ekim 2006 tarihinde saat tam 10:25 iken şöyle buyurmuş:

    atlas dergisinin bu ayki sayısında kemerşah taki Muavinü’l-Mülk Tekkesi anlatılmış kesinlikle alınıp okunması gereken bir yazı ve resimler var bu tekke içinde sevilir iran…içinde çok güzel çiniler bulunmakta…

  47. Zamazingo, 6 Ekim 2006 tarihinde saat tam 19:14 iken şöyle buyurmuş:

    "Bizdeki çivili tahtaya benzemiyor" ifadesi oldukça saygısızca bir ifade. O kadar sevdiyseniz gidin orda yaşayın, şeriatçılar pipinizi kessin de görün ebenizin encamını. Eh boşuna dememişler, davulun sesi uzaktan hoş gelir. O Zerdüşt’ün ateşini de çişimle söndürmeye yemin ettim hacı. Bakalım, ateş yaman çiş mi…

  48. Ali Işıngör, 6 Ekim 2006 tarihinde saat tam 19:35 iken şöyle buyurmuş:

    "Neye göre saygısızca ifade?"

    Çirkin ve estetikten yoksun camilerinize, olmayan ve orantısız şerefelerinize, minbersiz camilerinize (nedenini bir başka yoruma verdiğim cevapta açıkladım) hiçbir saygı beslemiyorum! Siz istediğiniz kadar akide şekeri kutusuna benzeyen, bilmemne mahallesi cami yaptırma dernekleri eliyle yapılan, apartmandan bozma sakil camilerinizi sevebilirsiniz….

    Ben Sinan‘ı geri istiyorum.

    Zerdüştlerin ateşini çişiyle söndürmekten bahseden birisinin "saygısızlık"tan şikayet etmesi, ayrıca komik bir durum.

    Bu arada üzülmeyin, Aziz Nesin’in bahsettiği yüzde 60′lık sınıfa ön sınavsız, elemesiz girebilirsiniz :)

  49. enginbayramoğlu, 8 Ekim 2006 tarihinde saat tam 17:20 iken şöyle buyurmuş:

    son derece keyifli bilgi dolu satırlara google ile ulaştığım için kendimi mutlu hissediyorum. bayram tatilinde 5 arkadaş 7 gün süreli iran gezisi planladık bu düşünceyle basılı materyallerden gerek tanıdık iranlı acentalardan aldığım bilgilere ilave sitenize ulaştım.

    deneyimlerinizi paylaştığınız için çok teşekürler..

    yakınımızdaki bu uzak coğrafyaya artık sömürgeci batının gözlükleriyle bakmaktan vazgeçelim, farkındaysanız gittikçe yabancılaşıyoruz, tüketim ekonomisinin sarmalında gittikce kimliksizleşip kültürümüzü turistik sığ foklorik görüntülerlerle yozlaştırıyoruz. kendi gerçekliğimizden uzaklaşarak dünyanın en güzel cofrafyasını görgüsüz burjuvamizin talanına açarak yok ediyoruz ondan sonrada hamaset yaparak coca colanın shellin vb.. kuruluşların sponsorluğundaki ulusal takımlarımız için heyecan duyuyoruz, başı diklikten dünyanın en büyük 18. ekonomisi palavralarını dinliyoruz. büyüklük;  kacıncı maddeydi anımsamıyorum  ama,56 milyon insanın sağlık güvencesi gibi sağlığın eğitimin metalaşmadığı, bir diğer arkadaşın belirtiği gibi çivi benzetmesinin olmıyacağı kimliksiz yağmalanmış kentlerde yaşamakla olmuyor,umarım gezimden sözü edilen deneyimlere katkıda bulunurum,

    keyifle kalın

  50. cassini, 8 Ekim 2006 tarihinde saat tam 21:02 iken şöyle buyurmuş:

    Gerçekten keyifli bir yazı olmuş, eline sağlık.Bilmediğimiz ne çok şey varmış, en azından bunun farkına vardık. Arkadaşlarımızın da bahsettiği gibi o kadar yoğun yabancı kültür istilası yaşıyoruz ki; kendi benliğimizi unutmuşuz.Gerek İran ve gerekse Türk kültürü azımsanmayacak bir hazinedir ki; bu kültürler şark kültürünün önemli bir kısmını teşkil ederler.
    Diğer bir konu;"çivili tahta görünümlü şehirler…Evet ne yazık ki kültürümüz yozlaştıkça estetik yoksunu garabetlerin ortaya çıkmasında şaşılacak bir taraf yok. Bunu dinimize ve kültürümüze yönelik bir aşağılama olarak almak da kolaycılığa kaçmaktan ve çözümsüzlüğü pekiştirmekten başka bir şey değil. Bence kendimizi yeniden tanımanın ve kendimiz gibi yaşayıp, kendimiz gibi düşünmenin artık zamanıdır. Konuyu açan arkadaşımıza teşekkür ediyorum…

  51. Hayal et..., 9 Ekim 2006 tarihinde saat tam 00:37 iken şöyle buyurmuş:

    zamazingo arkadaşımızı kınıyorum ve bu kadar seviyeli yorumların içinde bu kadar seviyesizce yorum yapmasına anlam veremiyorum!

    malesef onun gibi insanlarla bu dünyada yaşadıgım için üzülüyorum ama iyikide geniş dusunen tabire caizse at gozlugu takmayan insanlarda var.

    ee ne demişler kötüler olmasaydı iyilerin deşeri anlaşılmazdı…

    bence şimdi bu yorumların yani karşı veya yanlı yorumların ne kadar seviyeli oldugunu daha net gorebiliyoruz zamazingo arkadaşımızın yorum sayesinde…

    bu yuzden tesekkur ederim zamazingo…

    müslüman biriyim ama tarihi şeyleri yok etmeye karşıyım…o ülkede tarihi yerler ve eserlere cok önem veriliyor ve cok iyi korunuyor o yuzden değil senin “çişin” senin gibi olan 1000 kişide olsa o ateşi söndermek için çişi yetmez!

    yargılamak istemiyorum ama bu yorumunla bize boş,bilgisiz,ogrenmeye kapalı,zorba ve bir cok olumsuz yonlerin oldugunu yansıttın…umarım bole değilsindir…

    saygılar…

    ali hocam 2. yazınızı bekliyoruz…iple ceke ceke ellerimiz nasır tuttu !!
    :)

  52. hazel, 16 Ekim 2006 tarihinde saat tam 10:28 iken şöyle buyurmuş:

    güzel site ama aradığımı bulamadım

  53. Murat Ağalday, 16 Ekim 2006 tarihinde saat tam 19:53 iken şöyle buyurmuş:

      Başlardaki yorumumda fena atmışım avrasya ekspresi diye asıl adı trans asya treni imiş. özür diliyorum .. Bayramda tecrübe edicez inşallah:))

  54. Reşat, 21 Ekim 2006 tarihinde saat tam 15:44 iken şöyle buyurmuş:

    Merhaba!

    Güzel bir site. Ellerine sağlık.

    İran medeniyetlerin beşiğidir. Kendi medeniyetini kaybetmeyen birkaç milletten biridir. Ama unutmamak gerekir ki, önemli olan her bir milletin kendi kimliğini iyi bilmesi. ( en azından İranlılar kadar). İran bunu çok iyi başardığı içindir ki, tarihinde rastladığı zorluklara, hatta asırlar süren parçalanmalara rağmen kendi geçmişini unutmamış, aksine bunu daha iyi kavramaya gayret etmiştir. Burada bir konuya da değinmek isterim ki, İran milleti derken biz sadece farsları kasdedemeyiz. Çünki nüfusunun yarısına yakınını Azeri türkleri oluşturmaktadır.

    Teşekkürler.

  55. Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi, 22 Ekim 2006 tarihinde saat tam 21:52 iken şöyle buyurmuş:

    [...] İyisi mi Moleschino’dan ödünç bir hikâye ile bir geri dönüş yapalım eski göz ağrımıza… Bu alıntının yapıldığı yazının ilk kısmına buradan, ikinci kısmınaysa şuradan ulaşabilirsiniz. [...]

  56. Yetkin Saatli, 2 Kasım 2006 tarihinde saat tam 13:39 iken şöyle buyurmuş:

    Selam, 6 etkileyici gün geçirdiğim İran izlenimlerim ektedir. İlgilerinize sunulur.

    http://yetkinksk.blogspot.com

  57. mohamad irandan, 5 Kasım 2006 tarihinde saat tam 00:15 iken şöyle buyurmuş:

    merhaba.ban mohamad iranliam ve shu adresi ozlam hanim benim arkadashima ARZOOa gondarmish.biz 4 ai once 1 hafta istanbuldaidik chok guzal eilandik dolashdik istanbulu hep sevarim.arkadashlarimida ASLI ve ESHIL ve digerlerinide unutmam.ama shu yazi chok guzaldir, sadece iranda islam birazjik radikal olmush,turkiada laiklik fazla olmushdir.turkiani chok seviorum.sizida.afedarsiniz keybordim inglizjeidy.

  58. behnaz, 9 Kasım 2006 tarihinde saat tam 17:27 iken şöyle buyurmuş:

    yaklaşık 30 yıl önce,humeyni beyin bir takım yalanlarla insanları kandırıp İRAN a gelmesiyle başladı iran hakkında yanlış düşünceler.Birde televizyonlarda İRAN hakkında bir haber sunulduğunda ,gösterilenler mollalar,çarşaflı kadınlar….olunca iran hakkındaki yanlış düşünceler artıyor.Ama iran hakkında bilinmeyen güzellikler anlatılması ve insanların düşüncelerinin olumlu yönde değişmesi çok sevindirici.bunun için ALİ IŞINGÖR e teşekkürler.

  59. ayşe, 10 Kasım 2006 tarihinde saat tam 00:08 iken şöyle buyurmuş:

    Irana iş için gitmem gerekiyor ve nette Iran hakkında bilgi ararken site ile karşılaştım. Gerçekten çok güzel hazırlanmış bir site. yazıları okumadan önce çok tedirgindim ama artık Iran’ı görmeyi merak ettiğim keşfe hazır biri oldum. çok teşekkürler.

  60. Hooman, 28 Kasım 2006 tarihinde saat tam 23:37 iken şöyle buyurmuş:

    siz irani sevmek yerine burda yasiyan zulum altindaki turklere yardim etseniz daha iyi olacak sanirim

  61. anonim, 28 Kasım 2006 tarihinde saat tam 23:45 iken şöyle buyurmuş:

    Nedense böyle ortamlarda hep sizin gibi birileri çıkıp “siz onu yapcağınıza önce sokaktaki yetimleri doyurun” “doğayı koruycaanıza önce insanları doyurun” şeklinde, son derece ileri zekanın ürünü argümanları ortaya atarlar. Fakat “sizin gibi”lerin evde oturup onun bunun yaptığı güzel işlere laf atmaktan başka bir iş yaptığı, yani ne bileyim bir organizasyon için gönüllü çalıştığı, bir sokak çocuğunu elinden tutup restorana götürüp ona yemek yedirdiği, bir işin ucundan tutup adam gibi bitirdiği, vatana millete faydalı olacak SOMUT bir ŞEY yaptığı GÖRÜLMEMİŞTİR.

    “Sizin gibiler” ancak öyle bilgisayar başından ona buna sataşır. İran’ı sevmenin, komşularını sevmenin neden önemli olduğunu anlayamaz.

  62. Hayal et..., 3 Aralık 2006 tarihinde saat tam 11:11 iken şöyle buyurmuş:

    Ordaki türkler zülüm altınadır…
    cok komik bir cümle…
    bi kere ordaki azeri vatandaşlar azınlık olarak bile sayılmıyor.
    iranın bir numaralı adamı dini lider HAMENEY i nin azeri oldugunu biliyormuydunuz???!!!
    sanırım bu kafidir!

  63. yolcu, 5 Aralık 2006 tarihinde saat tam 09:03 iken şöyle buyurmuş:

    mrb lar arkadaşlar neyse bu tartışmayı kapatın da işimize baklım. bu iranda tc ler var mı? ne iş yaparlar nerde çalışırlar bilgisi olan var mı yardımcı olursanız sevinirim. HAYEL ET…senin bir bilgin varmı kardeş, paylaşırsan sevinirim. ciaooo

  64. isyancı, 5 Aralık 2006 tarihinde saat tam 10:10 iken şöyle buyurmuş:

    iran bence dünyanın en cüretkar devleti aynı zamanda ABD emperyalizminin karşısında dik duruyor benim canım türkiye’m gibi teslim olmaz iranı sonuna kadar destekliyoruz

  65. Hayal et..., 7 Aralık 2006 tarihinde saat tam 22:04 iken şöyle buyurmuş:

    TC den kastın ne kardeş anlamadım?

  66. Osman BAYRAKTAROĞLU, 17 Aralık 2006 tarihinde saat tam 23:48 iken şöyle buyurmuş:

    SELAMLAR
    Emeği geçenlere teşekkürler güzel bir site olmuş ortadoğunun , İran’ın güzelliklerinden ziyade içinde bulunduğu duruma sessiz kalışımız beni daha çok ilgilendiriyor.İran emperyalist güçlere karşı sesini çıkararak Haktan yana olduğunu ve bu zulme boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya açıkladı.İran’ı bu yüzden seviyorum İran’ı ”Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” demediği için seviyorum ORTADOĞU’YA SAHİP ÇIKALIM.

  67. cyrus, 21 Aralık 2006 tarihinde saat tam 21:32 iken şöyle buyurmuş:

    ilk insan hakları bildirgesinin ülkesi

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kiros_Silindiri

  68. sence, 21 Aralık 2006 tarihinde saat tam 21:36 iken şöyle buyurmuş:

    posta teşkilatını kuran ilk medeniyet

  69. Selim HAYRAN, 23 Aralık 2006 tarihinde saat tam 10:52 iken şöyle buyurmuş:

    Osmanlının karşısında tek başına bir devlet, ateşperestlein ülkesi, Peygamber mektubunu yırtanların çocukları. Tek başına bir medeniyet, ama deniyetimi önce gelir,” m” smi tam bilinmez.

  70. ersan, 23 Aralık 2006 tarihinde saat tam 23:51 iken şöyle buyurmuş:

    Her şey çok güzel olmuş ama neden TÜRKİYE kötü örneklere konu oluyor anlamıyorum…

  71. Hooman, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 00:47 iken şöyle buyurmuş:

    azinlik bile sayilmiyormus ! sen 1 khordad olaylarina bi bak istersen yada baluchestan da 3 ay icinde kac kisinin idam edildigini biliyormusun ? yada ahwaz daki araplarin ne durumda oldugunu ? kac kucuk kizin recm edildigini kac kisinin elinin kolunun kesildigini , 3 yasindaki cocuklar onunde idam edilen insanlari,kirbaclanan insanlari, 6 milion uyusturucu bagimlisi oldugunu , halkin 40 % aclik sinirinda oldugunu, pan farsistlerin turklerden nefret ettigini sen bunlarin hicbiri bilmiyorsun hameneynin azeri olmasi neyi ispatliyorki ? stalinin gurcu oldugu onun gurculere zulum etmediginimi gosterir ? sen uzaktan kac fars sitesine girip aldaniyorsun ben bu zulmun icinde yasiyorum

  72. Ali Işıngör, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 01:08 iken şöyle buyurmuş:

    Okuduğunu anlayamayanlardan, yazdığı yorumun IP’sinden Amsterdam’dan yazdığı kabak gibi göründüğü halde -ki bir proxy adresi de değil burası- “zulmün içinde yaşıyorum ben” diye karşısındakinin ağzını kapamaya çalışan sahtekârlardan, bir diğerini sevmektense nefret etmeyi marifet sayanlardan, geçmişine bakmayanlardan, karşısındakini “öteki”leştirenden, tüm komşularıyla kavgalı apartman sakinlerinden sen bizi koru yarabbi…

    Sadece burada değil, “orada” ve “burada”, her yerde koru…

  73. Hooman, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 01:41 iken şöyle buyurmuş:

    41 neden tamamiyle yalan olandir ve pan farslarin sozudur
    39 neden yalan olandir dilenciyle doludur ve soz konusu kutulardar lubnanda hizbullahin hesablarina gidiyor
    33 neden yine yalandir islam gelince butun ates tapinaklari yok edildi
    29 neden yalandir heryer camiyle doludur ama turkiyedeki camilerin mimarisine benzemedigi icin oyle yazilmistir
    28 neden yalandir sozkonusu dervis goruldugu an tutuklanirlar ve eger tanri yoktur derse ki dilinin kopmasi muhtemel idam cezasi en hafif cezadir ve bu herkes icin gecerlidir
    26 neden farslarin diger milliyetleri asimile calismalari 100 yil onceden basladigi icin hizla yugoslavlasmaya gidendir
    23 neden hz huseynin olum yildonumunde cocuklarin baslari yariliyor
    21 neden iranlilarin perspolis kutuphanesinin adini bile duymadigindan emin olabilirsiniz
    18 neden ya bukadar yalan olur mu , bu isi yapan kisinin bulundugu anda en buyuk kisminin kulagi olcagi bilinen bir gercektir
    16 neden bu temsilciler tamamiyle show icin meclisdedir be toplamda 6 7 kisi den cok degildirler aslinda iranda meclise girmek icin bir filter gecmeniz gerekmektedir yani islam rejimine karsi olanin meclise girme ihtimali yok
    11 neden en super fikralarda turkler icin soylenir
    6 neden siosepol yine turk padisahi tarafindan yapilmistir
    1 neden samed behrengi turktur ve bu cocuklarin kahramni araz nehrinde rejim tarafindan bogulmustur.
    ahmedinejadin tebrize geldiginde bozkurt isaretleriyle karsilandigini bilyormusunuz?
    fars lar turklerden araplardan nefret eder, turkler 1945 yilinda kende devletini olusturunca abd le anlasip tebrize saldirdiktan sonra 10 000 kisiyi katledip 5000 kisiyi surgune yolladii.
    guney azerbaijan milli oyanis herekatinin sitesi: http://www.gamoh.org . tebriz deki son direnisin videolari http://www.youtube.com/watch?v=1YFJmh-Zl4Q

    daha fazla bilgi icin yahooda unfol2sken idsiyle ve msnde himmler6@hotmail.com iletisime girebilirsiniz

  74. Hooman, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 01:46 iken şöyle buyurmuş:

    amesterdam ? hah ben tebrizde yasiyorum adsl baglantim var maxnet den buda sitesi http://www.maxnet.ir sen git iranin ip range larine bak sonra salla amesterdam, yalanlarla nereye kadar ?

  75. A. Murat Eren, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 02:10 iken şöyle buyurmuş:

    Türkiye’de yaşayan Kürt’lerin bazıları yurt dışında Türkiye ile ilgili güzel bir şey gördüklerinde ağızlarına geleni söyler, her güzel şeyi yalanlarlar. “Siz beğeniyorsunuz ama biz zulüm görüyoruz burada, beğenmeyin!” moduna girerler. Gidin Wikipedia’nın aklınıza hemen gelebilecek bir kaç başlığının tartışma bölümlerini okuyun.

    Hooman da İran’da yaşayıp İran ile ilgili her şeye bok atma eğilimi gösteren bir Türk gibi görünüyor bana.

    Kürtler’in faşistleri nasıl ki Türkiye’deki her güzel şeyin sorumlusunun kendileri her boktan şeyin sorumlusunun da Türkler olduğunu söylüyorlarsa, sizin yaptığınızın da pek farkı yokmuş gibi geldi bana..

    Bir de “demokratik olduğunu iddia etmeyen” bir ülkede zulüm gördüğünü söyleyen birisine, “orada yaşama o zaman” derler.

  76. Anacardiacaeae, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 03:26 iken şöyle buyurmuş:

    Aman Sayın Eren,

    sizin ağzınız ne diyor? hiç ezilen halklar faşist olur mu? O, desteklenmesi gerekli ozgurluk (!!!) mucadelesidir olsa olsa

  77. Anacardiacaeae, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 03:29 iken şöyle buyurmuş:

    zülf-i yare dokunmadan edemeyecegim,

    tafsilat icin himmler le temasa gecmemiz istenmis, adolf’te bizi gorecek mi?

  78. Azerbaycan, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 14:05 iken şöyle buyurmuş:

    Iranda Guney Azerbaycan devleti kurulacak, yoksa Iranin dahilinde 1 ozerk
    devlet kurumumu olacak?
    Cevap bekliyorum….

  79. Azerbaycan, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 14:10 iken şöyle buyurmuş:

    Iranda toplam ne kadar azeri var?
    Hooman

  80. Ali Işıngör, 24 Aralık 2006 tarihinde saat tam 14:44 iken şöyle buyurmuş:

    Lütfen devlet kurma, devlet yıkma, harita mühendisliği oyunlarınızı başka yerde oynayın…

    Bunun için pek çok Civilization oyun sunucusu var.

    Ali Işıngör

  81. Hooman, 25 Aralık 2006 tarihinde saat tam 17:45 iken şöyle buyurmuş:

    a. murat eren guney azerbaijan azerilerin topragidir burdan gitmesi gereken son kisiler de azerilerdir ayrica demokratik bir ortam yok o zaman bizde burdan gidelim demekde ancak senin kadar akli olanlarin soyliyecagi bir lafdir buna ek olarak kisisel olarak ele alinacaksa benim nerede yasiyacagim ve nerede yasiyamayacagim kende irademle alakali oldugu icin seni hic ilgilendirmiyor nedense bana bu lafin BAZI FASISTLERIN ya sev ya terket lafini animsatti ama bunun da cevabi bellidir.bu sevmek nedenlerinin de cogu wikipediadan geldigi ilk okumakla belli oluyor zaten, kuskusuz ki bu cografyanin sevilecek yanlari var hayyamin sadinin hafezin cok guzel siirleri tarihi binalari falam ama malesef bunlar iranin muhtesem biryer oldugunu, amerikaya kafa tutudugunu bunun icin anti emperyalist oldugunu(bu emperyalizm burjuva diyenlerin hepsinin 79 devrimdinde tek tek idam edildigini bilmiyordular muhakkak),cok populer bir rejimin mevcut oldugunu ve … gostermek icin bir zemin olusturuyor adeta
    Ama yinede siz sevin iraninizi
    Anacardiacaeae, bende su nukte-ye-zarife dokunmadan edemeyecegim senin de palyacodan farkin yok hani, sirkte maymun olarak calistigin belli
    ben sizin gibi gutmden uydurmuyorum buda cia nin irana ilgili bilgileri https://www.cia.gov/cia/publications/factbook/geos/ir.html
    Azeri 24% yaziyor ki bundan daha cok oldugu belli

  82. Ali Işıngör, 25 Aralık 2006 tarihinde saat tam 18:10 iken şöyle buyurmuş:

    Bu nasıl bir Azerbaycan sevgisidir, duygulanmamak mümkün değil :)…

    Azerbaycan’ın adını ne Türkçe ne de Azerice’ye göre doğru dürüst yazamayan, Muhammet Hüseyin Behçet’i “Bakın, bu Azeri yazarıdır!” diye sahiplenen ama söz konusu şairin İran İslam Devrimi’nin katı bir savunucusu olduğunu -ki politik görüşlerine % 100 karşıyız, şiirlerini ise severiz- bilmeden kükreyen, emperyalizmden dem vurup ardından CIA’in sitesini kaynak gösteren “geri zekâlı bir milliyetçilik” ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.

    Biraz okuduğunuzu anlasaydınız ya da anlamaya niyetli olsaydınız; bu metnin yazarının TUDEH hakkında daha önce neler yazdığını, TUDEH’in asılan o ünlü 150′liklerden birisinin akrabası olduğunu, İran’da sokak idamlarıyla ilgili Türk basınında neler yazdığını falan biliyor olurdunuz!

    Üstüne üstlük bu eleştirdiğiniz yazıda bir de ibare vardı: “Bir bakarsınız masalsı bir diyardır, bir bakarsınız bombok bir memlekettir İran…

    Sizin aksinize ben İran’ı seviyorum. Tüm masalsı özellikleri ve tüm boktanlıklarıyla… Üstelik yaşadığım ülke ya da vatanım olmamasına rağmen!

    Çok daha açık konuşayım mı?

    Türkiye’yi sevmeyen, her platformda kötüleyen, hatta bölmeye çalışan “bazı Kürtlerden” hiç ama hiç farkınız yok…

  83. Hayal et..., 25 Aralık 2006 tarihinde saat tam 21:19 iken şöyle buyurmuş:

    Hooman zavallısı,sen ABD cilerin oyununa gelen bir insansın!
    ABD Türkiyeye Kürt belasını saldı..
    İranada “Azeri” belasını salmak niyetinde..
    dikkat edersiniz tırnak içinde aldım cunku iranın bolunmesine razı olan sözde azeriler gercek azeriler değiller…
    Ben İran Azeri kökenli biriyim.
    Sayın Ali bey cok guzel acıkladınız bu oyunları..sizinle bizzat tanısmak isterdim..
    umarım istanbula yolum dustugunde sizinle tanısma fırsatım olur.
    bu dunyanın sizin gibi bilgi dolu ve gercekci insanlara ihtiyacı var..
    saygılar…

  84. Anacardiacaeae, 25 Aralık 2006 tarihinde saat tam 22:12 iken şöyle buyurmuş:

    sayin Hooman buyurmus ki
    “Anacardiacaeae, bende su nukte-ye-zarife dokunmadan edemeyecegim senin de palyacodan farkin yok hani, sirkte maymun olarak calistigin belli”

    aman efendim, palyacolara, Pierrot’ya (http://en.wikipedia.org/wiki/Pierrot) haksizlik etmeyelim.

    ve akabinde alintilayalim

    “…ben sizin gibi gutmden (anusten olmasin sakin?) uydurmuyorum buda cia nin irana ilgili bilgileri
    https://www.cia.gov/cia/publications/factbook/geos/ir.html

    Azeri 24% yaziyor ki bundan daha cok oldugu belli (belli..kaynak??? anus, femoral??)”

    ve ekleyelim inceden bir güzelleme:

    “varsak türkmenlerdenmiş senin soyun
    ölçtüm biçtim gayet güzelmiş huyun
    iki metreyi geçiyor bak boyun
    çam ağacı gibi uzarsın artık” *

    acicik edep ya hu.

    * asik sahballi.

  85. · iran’ı sevmek için 82 neden, 29 Aralık 2006 tarihinde saat tam 13:41 iken şöyle buyurmuş:

    [...] bir moleskine blogu vesilesiyle tanıştığım 41 neden daha‘da moleschino listelenmiş. sonra bakmışlar 41 nedenden daha fazlası var bir 41 neden daha eklemişler. eğer böyle yazacaklarsa bence bir 41 daha eklesinler, doymazsak sonra tekrar ekleriz:) [...]

  86. tagtekin, 10 Ocak 2007 tarihinde saat tam 21:18 iken şöyle buyurmuş:

    iran ABD alçaklarının sandığı kadar ufak lokma değil
    boğazlarında kalacak…..

  87. İran’ı sevmek için 41 neden, Mehmet Yaşar KAYTAN, 21 Ocak 2007 tarihinde saat tam 23:55 iken şöyle buyurmuş:

    [...] Kaynak : http://www.moleschino.org/2006/08/24/irani-sevmek-icin-41-neden/ [...]

  88. gizem dumlu, 27 Ocak 2007 tarihinde saat tam 17:41 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Işıngör,

    Benim annem İranlı, babam Türk.

    Annem zamanında üniversite için buraya gelip babamla tanışmış. Ardından dayım, anneannem ve dedem de buraya gelmişler.

    Okumayı öğrendiğimde Samed Behrengi adında biriyle tanıştırmıştı beni dedem. Bazen, kendi elleriyle Türkçe’ye çevirirdi kitaplarını.

    Şu anda Sosyoloji bölümünden mezun olmak üzereyim ve dedemle bu kez, din, siyaset, göç gibi “kocaman insanların konuştuğu şeyleri” konuşabiliyoruz. O’nun tecrübelerinden faydalanmak benim için -tahmin edersiniz ki- büyük bir şans ve gurur kaynağı.

    İranlılarla böyle iç içe yaşamama, hatta yarım elma düzeyinde İranlı olmama karşın bir kere bile İran’ı göremedim. Şimdi ise merakım, yazınızla birlikte iyice arttı :)
    Dilerim bir gün, bu kırk bir sebep ve fazlasını görmek üzere yolum İran’a düşer.

    Teşekkür ederim.

    Saygılarımla

  89. yunus dede, 21 Şubat 2007 tarihinde saat tam 04:47 iken şöyle buyurmuş:

    42. neden: İran, Tebriz’li Şems’in memleketidir.

  90. Azerbaycan, 27 Şubat 2007 tarihinde saat tam 20:46 iken şöyle buyurmuş:

    Yüzyıllar boyu İranı biz azeriler-türkler yönetdik. İran şimdi de türklerin en çok bulunduğu bölgedir.Ama ne yazık ki, İran denilen memleketde türkler kendi dil ve medeni haklarına sahip değiller. Bunun ötesinde İranı yöneten fars şovenizmi milletimizi baskı altında tutuyor ve geniş bir assimlasyon siyaseti yürüdüyor. Bu gün Hemedan, Erak, Kazvin gibi türk şehirleri ikidilli olmuşlar.
    Son yıllar Türkiye ile Azerbaycanın sınırlarında bulunan Batı Azerbaycan ostanına kürdlerin göç ettirilmesi bu bölgede etnik yapının değiştirilmesine sebep olmuş (ostanda kürdlerin nüfusu 37% - e ulaşmış) ve gelecekde burada ikinci bir Karabağ sorunu çıkacağı muhtemeldir. İrana yönelik dış baskılar artıyor(ABD) ve İran devleti uzun süre ayakta kalamayacağını kabullenersek gelecekde etnik ayrımcılıqda parçalanacak olan İranın türklere düşen bölgeleri şimdiden tüm olaylara hazır bulunmalıdır. Bu yönde türk kardeşlerimizin yardımına ihtiyacımız var. Kürd probleminin Güney Azerbaycanda da yaşanması real gözükür. Yorumlarınızı bekliyorum.

  91. Azerbaycan, 27 Şubat 2007 tarihinde saat tam 21:58 iken şöyle buyurmuş:

    İranda 3 büyük türk yerleşim alanı bulunmaktadır:
    1.Güney Azerbaycan
    2.Horasan
    3.Fars eyaletlerindeki Kaşka ve diğer göçebe türk boylarının dağınık olarak yaşadığı alanlar

    İranda türklerin nüfusu 35 milyonu aşkın bulunuyor. Bunların büyük kısmı
    orta oğuz türkcesi (azeri) lehcelerinde konuşanlar - güney Azerbaycan türkleri,
    kaşka türkleri, horasan türkleri.Geride kalan kısmı türkmence, çok az miktarda ise halac,kazak,özbek türkcesinde konuşuyor. İranın 4-cü büyük şehri, Azerbaycanın tarihi başkenti 1.5 milyonu aşkın nüfusa sahip Tebriz 100% lik bir türk şehridir. İranın başkenti Tahran 60% türk nüfusa sahipdir. Tahran pazarlarında yalnız türkce konuşulur. Eğer menim yazdıklarıma şüphe ediyorsanız bir defasında olsun İrana seyahet edin ve fars dilini bilmeden siz İranda türkce konuşarak rahatlıkla anlaşıla bilindiğinizin farkına kendiniz varın.

    Azerbaycan zannetiğiniz gibi Güney Kafkasyada bulunan Azerbaycan devletinden çok çok büyükdür. Azerbaycanın doğal sınırları kuzeyde Dağestanın Derbent şehrinden güneyde Hemedana kadar uzanmaktadır.

  92. enginbayramoğlu, 29 Mart 2007 tarihinde saat tam 12:28 iken şöyle buyurmuş:

    arkadaşlar daha önce de paylaşmalıydım ancak henüz haber verebiliyorum,,
    31. mart ta Özgür Üniversite menekşe 2 sok 16/8 kızılay/Ankara adresinde Yanıbaşımızdaki Uzak Komşumuz İran Temalı gösteri ve söyleşi gerçekleştireceğiz Ankarada yaşayan arkadaşlara duyurulur, ayrıca ozguruniversite.org ve sendika .org adreslerinden ulaşabilirsiniz

  93. nimet, 1 Nisan 2007 tarihinde saat tam 19:47 iken şöyle buyurmuş:

    merhaba, cok guzel yazi.
    iran’in en unluleri kim diye arama yaptim, tesadufen buldum.
    tesekkurler
    nimet

  94. Gizela, 15 Nisan 2007 tarihinde saat tam 00:37 iken şöyle buyurmuş:

    Ben Polonya’da oturuyorum ve aynı zamanda hem türkoloji bölümünde, hem de iranistik bölümünde okuyorum. Hem Türkiye’yi severim, hem de İranı. Türkçesi de bana tatlı geliyor, Farsçasi da. Salı günü yazdıklarınızdan kullanarak Türk dili dersinde sınıf arkadaşlarıma İran kültüründen bazı şeyleri anlatmak istiyorum. Biz burada Polonya’da Anadolu ve Orta Doğu kültürleriyle çok ilgileniyoruz, maalesef, önyargılamaktan serbest değiliz. Bu yüzden yazınız için çok teşekkür ederim! Size işinizde başarılar dilerim! Gizela.

  95. Ali Işıngör, 15 Nisan 2007 tarihinde saat tam 12:46 iken şöyle buyurmuş:

    Sevgili Gizela;

    Polonya’da bir üniversitenin Türkoloji bölümünde bir Moleschino yazısının okunması/tartışılması bize sadece gurur verir! Bu yazının ikinci bir kısmı daha var, bilmem gördünüz mü?

    Sayenizde uzun bir zamandır ihmal ettiğim Moleschino’ya tekrar sayfalar sayfalar dolusu yazma isteğiyle doldum. Çok teşekkür ederim…

  96. L-B-C, 28 Nisan 2007 tarihinde saat tam 17:31 iken şöyle buyurmuş:

    çok güsel bi yazı olmuş elinize sağlık. iran bildiğim kadarıyla 1910′a kadar türk hanedanlar tarafından yönetilmiş ve bu yazıda ele alınan çoğu madde tarihle ilgili. bence burda sadece iran’ı övmekle kalmayalım kendimizide övelim. o mimari eserlerin çoğu bizim eserimiz!!!!

  97. Ali Işıngör, 28 Nisan 2007 tarihinde saat tam 17:45 iken şöyle buyurmuş:

    İran’ın 1910′a kadar Türk hanedanlar tarafından yönetildiği, fazlasıyla desteksiz bir hurafedir. Keşke bütün dünya Türk olsa ama zorla güzellik olmuyor anacığım!

    Selçukluları ve Safeviyye dönemindeki Türk-Şii (Şah Tasmasb dönemine kadar) ittifakını saymazsak, 3000 yıllık geçmişi olan ve Türklerle tarih boyunca savaşmış bir medeniyet karşımızdaki. Mollalara ve Humeyni’ye “İranlı” yaftasını yapıştırıp, karşımızdaki medeniyetin iyi yanlarına “bizdendir” diye sahiplenmek bana çok ilkel bir ilkel bir milliyetçilikmiş gibi geliyor…

    Sizin mantığınıza göre Humeyni ve Hasan Sabbah da “100 Türk Büyüğü” arasında! Olur mu öyle saçma düşünce tarzı?

  98. Matafleur, 30 Nisan 2007 tarihinde saat tam 04:07 iken şöyle buyurmuş:

    Senelerdir PKK belasını besleyen bir ülkedir İran.Aynı şekilde 17.yy dan beri sınırlarımızın değişmediği yegane ülkedir de İran…

    Yönetiminden nefret ettiğim ama aynı zamanda insanlarını sevdiğim bir ülkedir İran…

    Siyasetinden nefret ettiğim ama kültürüne hasta kaldığım bir ülkedir İran…

    İçeriye insanlarına gösterdiği yüzüne iğrenerek bakan,Ama dışarı ABD ye gösterdiği yüzüne destek verdiğim bir ülkedir İran(Hernekadar İrran-Irak savaşında Saddam a karşı ABD nin oyununda oyuncak olmuş olsada)…

    Sorum ise şu:

    Bir ülkenin sadece iyi veya sadece kötü yönlerini göstermek bize o ülkeyi yeterince tanıtabilirmi???

  99. Esra, 8 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:27 iken şöyle buyurmuş:

    Teşekkürler…
    Uzun zamandır Farsça öğreneceğim, İranı görmeden ölmek istemiyorum dediğim zaman neredeyse istisnasız “Hah, oraya gidince çarşafa gireceksin biliyorsun değil mi” cümlesini sarfedenlere hafızam yetse de bu 41 maddeyi bir çırpıda sayabilsem…
    Biz İran’ız kitabından eklemeler de yapayım. İran’da seçme yaşı 16. Ve Türkiye’de hiç göremeyeceğiniz bir şekilde, kadın taksi şoförlerinin sayısı azımsanmayacak kadar… Üniversite mezunlarının yarısından fazlasını ise kadınlar oluşturuyormuş…

  100. Gellert, 20 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 11:50 iken şöyle buyurmuş:

    Merhabalar,keyifle okudum blog yazınızı(41 neden,41 kere maşallah::),İran bizim komşumuz,eski bir medeniyet,tabiki çok değişik mimarisi, kültürü,insanları olabilir. Ama bu İranın modern ve demokratik olduğu anlamına gelmez. Bence demokratik,medeni devlet dediğimde,bu İsveçtir,finlandiyadır,ingilteredir,almanyadır,ABD dir.Öncelikle kendimize dürüst olalım,İran arap değildir ve Türkiye ye çok yakındır. Bunlar doğrudur. fakat belirtelim HDİ(insani gelişimde Türkiye 92,İranda 96 sırada. Yani geri ülkeleriz.Arjantin 35. sırada.Gelişmiş modern bir tane müslüman ülke yok. Sorun budur!!Pakistanında tarihi çok eski,Arabistanda çok eski,sami kavmi,keza Mısırda 5000 yıllık devlet. Bunlar bi şey ifade etmez bugün için.Batı medeniyeti halen hakim ve üstündür.Çin ve Hindistan çok eski devletler,Çin büyüyen bir dev ama onlarda batıya özeniyorlar,çünkü batının alternatifi yok. İran dünyaya ve çevresine alternatif hiç bir zaman olmadı ve olamaz.Japonyanın kendi kültürüne ne kadar bağlı olduğu tartışmalıdır.İranda kebap yenilip,perepolis gezilebilir ama bodrum ,marmaris sahilleri gibi turistler üstsüz güneşlenip,bira içebiliyor mu acaba İranda?Çünkü iranlılar türkiyede çok güzel üstsüz güneşlenebiliyor.(araplardaki aynı ikiyüzlülük)İran da devlet geleneği vardır vs vs ama ikiyüzlülüğü bırakıp dürüst olalım arkadaşlar……(bir İran gezisi planlıyorum,bakalım nasıl bu İran)

  101. Bilge Utanır, 27 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 19:11 iken şöyle buyurmuş:

    Sevgili doslar 20 yıldır Türkiye’deyim. Alanım da İran uzmanlığıdır; dolayısıyla her iki ülkeyi de çok iyi bilrin birim. değerli arkadaşlar, doğrusunu isterseniz, ben bu yazının İran’ı öven bölümüne hiç sevinmedim; çünkü böyle İran hiç yoktur: ancak İran’ın bu saytta tartışma konusu olmasına mutluyum. Ununtmayalım ki, Makazgirt savaşı, Türkler tarafından İran cephesinden açıldı; yanı atalarımızın 1071′de önceki ana yurtları ve bizden sonra da İran’da geri kalan kardeşlerimizin vatanıdır. İranla ilgili bazı karmışık sorulara açıklık getirmek için görüşlerimi maddeler hakinde getireecm:
    1. İran’daki 2500 yıl devlet geleneğinden bahs etmek kadar komik bir şey yoktur, nedenlerine gelince:
    1.1. İran adında bir millet yok. iran sadece bir siyasi kimliktir. Fars, Türk, Beluç ve Arap etniklerinden oluşan bir devlet. O zaman İran sadece bir ülke adıdır. Mesela Dubayi milleti yok, Urdun milleti uok, Suriye milleti yok; bunların hepisi Araptır, söz konusu adlar da ülke adıdıdır.
    1.2. İran’da 2500 yıllık bir devlet geleneğinden bahs etmek; Türk tarihine Bizans, Roma, Sart, Hitit tarihlerini de sokarak 5000 yıllık bir Türk tarihinden bahsetmeye benzer.
    1.2.1. İran İslamdan sonra 1925 yılına kadar Türk devletleri tarafından yönetilmiştir. Ali Işıngör kardeşimin dikkatine; !.
    1. Büyük Delçuklu.
    2. İran Selçuklular.
    3. Gazneliler.
    4. İran’ın Doğusu Karahanlılar.
    5. İlhanlılar.
    6.Timuriler.
    7. İranın batı bölgesi Karakoyunlu, Ağkoyunlu ve İldenizliler.
    8. Saafvi devleti.
    9. Afşarlılar.
    10. İran’daki son Türk hanedanı Kaçaralr.
    maalesef emperyalist güçler son yüzyılda iran’a faşist ve Hint-avurupa kültüründen gelen bie etniği iktidara getirerek oradaki bütün Türk izini kaybetme çabasındalar; nitekim ;İrandaki kardeşlerimiz de bugün bunun mücadelesini vermekteler.
    saygılarım ı sunarım.

  102. Ali Işıngör, 27 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 20:11 iken şöyle buyurmuş:

    Sevgili İran uzmanı,

    Tarihi, coğrafya, antropoloji ve bilcümle ilmi “hallaç pamuğu gibi atan” tahlillerinizi gözlerim yaşararak okudum. “İran aslında yok” başlıklı teziniz sadece sosyal bilimler alanında değil, maddenin sürekliliği ve yok olmazlığı tezlerine de yaptığı atıfla, ilgili üniversitelerin fizik bölümlerinde bir başucu metni olmalı.

    Matrix tadındaki yorumunuzu ciddiye alıyorum, çünkü son zamanlarda nereye dönsem “aslında x halkının da Türk olduğu” konulu tezlerle karşılaşmaya başladım. Zamanında Mayaların, Azteklerin, Kızılderililerin, Mısırlıların, Kürtlerin ve hatta Finlilerin bile Türk olduğuna dair tezler okumuştum ama ne yalan söyleyeyim, İranlıları hiç duymamıştım…

    Hayır, Finliler Türk ise neden biz Ortadoğu’daki kardeşlerini görmüyor ve buraya bedava Nokia göndermiyor; Ya da Kürtler gerçekte Türk ise neden adları karda yürürken çıkardığı gerçek ses olan “haşır-huşur” değil de (denedim, bu ses çıkıyor) “kart-kurt-kürt” şeklinde çağrılıyor?

    Ama siz bir adım daha öteye gittiniz. Hafif metafizik bir sos katarak söyleminize, aslında İran’ın olmadığını iddia ettiniz!

    Parth kralı I. Erdeşir’in (Ardashir) Nakşı Rüstem’deki kabartmasının yanında çivi yazısıyla şu yazar: “ardašīr šāhān šāh ērān”…

    M.S. 2. yüzyılda İran adının geçtiği bu duvar yazısının, 2.000 yıl öncesinden gelen bir “asparagas” olduğundan şüphem yok. Tıpkı, Eratosthenes ve Strabon gibi ne dediğini bilmeyen hainlerin daha da eskiden, 2500 yıl öncesinden yaptıkları iftiralar gibi…

    Hadi, “İran aslında yok” diyelim. Hatta daha da ileri gidip; Medlerin, Pers İmparatorluğu’nun, Büyük İskender’in, Parthların, Sasanilerin de aslında var olmadığını farz edelim…

    Türklüğün bir “üst kimlik” olmadığı ne malum? “Ne mutlu Türk’üm diyene” diye dağlara taşlara yazarken, sadece dedeleri Malazgirt’te kılıç üşürenler mi üzerine alınmalı? Eğer böyleyse, neden Orta Asya’daki kardeşlerimiz gibi hafif çekik gözlü değiliz?

    Hadi, buradan yakın şimdi…

  103. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 01:40 iken şöyle buyurmuş:

    İran’da Purpirar adında bir tarihçini hiç duydun mu? Duyamazsız çünkü senin İran’daki Pers kardeşlerin onun kitaplarını yasakladılar. Kendisi de Fars olan Purpirar’ın araştırmasına göre: senin bahsettiğin İran’daki taşyazıtların hepisi 1910 lardan sonra İngilizler tarafından uydurulmuş katdeşim. karbon 14. kuramınca da senin bahsettiğin o bisitun ketibelerinin ömrü 90 yılı geçmiyor. senin savların 30 yıl bundan önce İran’da geçerli idi. bu söylediklerin İran halkı bile bugün inanmıyor. Anlaşılan o ki zamanın çok gerisindesin Ali Karnlıkgör, bir az heyecanlı daha da çok cahilsin belki de iran ajanısın ne!!!!!!!!!
    Sen hala İran’da Türk olduğunu inkar ediyon. bundan gülünç bir şey olamaz. sorun değil bu yazıları okuyanlar buyursunlar İran’a gedip orda yaşayan Türkleri görsünler; İran kütüphanelerine gedip orada Selçuklu, Safavi vs. döneminden kalma Türkçe elyazmaları görsünler. bu kadar saçman sapan şeylerle midemi bulandırıyorsun Ali KArnlıkgör.
    Sen İran’ı sevmek için hayali 41 neden oluştursan da; ben İran’ın ne olduğu ile ilgili 1001 madde sayarım.
    İran= İnsan hakları katili, demokrası katili, kadın hakları katili, senin Türklerden ne alıp veremediyin varsa onu bilemem; ama ben bir İran Türküyüm, Türklüğümü, Türkçemi, Türk ulusumu, Türk kültürümu, Türk yazıtlarımı, Orhun abidelerimi seviyorum. bunlar sana koyuyorsa o senin meselen. Yaşasın insanlık, yaşasın bütün diller, yaşasın benim ana dilim Türkçem.

  104. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 01:53 iken şöyle buyurmuş:

    son 90 yilda iran’da Perslerin işine gelmeyen bütün kaynaklar yok oldu. bugün orada yaşayan Türklerin hepisi baskı altındadır. İran’da Türkü İnkar eden Karanlık Aki, sen de İran Devletin gibi karanlıktan geliyon. sen faşist birisin. Arkadaşlar, lütfen internetten girin gunaztv televizyonunu seyredin. bu tv. İran dışında yaşayan İran Türklerince faaliyet göstermektedir. orada bakın görün İran’da Türk var mı yok mu ve ne oradaki Türkler ne baskılar altındalar. saygı değer arkadaşlar Karanlık Ali İran’da Türk yok diyor. İran’ın idari bölümlenmesinde İran 30 ile ( osatn) ayrılır. bunların adlarını veriyorum. gerisi size kalmış:
    Batı Azerbaycan
    Dogu Azerbaycan
    Erdebil ( ŞAh İsmail’in şehri )
    Türkmen Sahra
    Dağ adları:
    Karadağ, Akdağ.
    Nehir adı: Kızılözen ( Özen Eski Türkçe de nehir demektir)

    ayrıca bu son 90 yıl içinde faşist iran sistemi tarafında binlerce kent ve köylerin adı değişildi.
    Lütfen gidin İran’ı görün. sonra Karanlıkta öldürülen aydınlığı görün.

  105. A. Murat Eren, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 02:32 iken şöyle buyurmuş:

    Bilge Utanır, ben Ali Işıngör’ün sizin iddia ettiğiniz gibi “İran’da Türk yok” dediği bir yere rastlamadım.

  106. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:00 iken şöyle buyurmuş:

    Murat Eren Kardeşim Ali Karagör’ün son yazısı:

    son zamanlarda nereye dönsem “aslında x halkının da Türk olduğu” konulu tezlerle karşılaşmaya başladım. Zamanında Mayaların, Azteklerin, Kızılderililerin, Mısırlıların, Kürtlerin ve hatta Finlilerin bile Türk olduğuna dair tezler okumuştum ama ne yalan söyleyeyim, İranlıları hiç duymamıştım…

  107. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:15 iken şöyle buyurmuş:

    Ben ırkçılıktan nefret eden biriyim. Irk denen bir şey kesinlikle yoktur; bunu yeni genitik bulgular da saptamaktadır; ancak kültürler ile uygarlıklar vardır. Dolayısıyla da Avrasiya’da bir Türk kültürü vardır. Bunu inkar etmek veya Türk kültürünü Türkiye sınırlarıyla sınırlamak ırkçılığın ve bir millaete olan nefrettin son heddesidir; ki bu da ırkçılığın Acem versionudur, Ali Karagör de olduğu gibi. Emperyalizm kültüre karşı direnecek bütün bölgesel diller, kültürler inkar edilmemelidir. Irkçılığın milleti olmaz. Ali Işıngör ( kargör ) de burada İran ırkçılığ yapıyor. Bunu nasıl yapıyor derseniz, tabii ki İran’da 35 miliyon Türkü ve İran’daki Türk geçmişini inkar ederek.
    Mayaların Azteklerin Türk olmaması “İran’da Türk yoktur anlamına gelmez”. Rusların Arap omaması, “Filstin’de Arap Yoktur” anlamına gelmediği gibi.
    bu Ali denen adamın her halde zeka sorunu vardır.

  108. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:20 iken şöyle buyurmuş:

    Lütfen Ali ışıngör’ün bu aşağıdaki yaılarını okuyun!!!!!!!!
    Burada başka milletlri inkara giden Acemce bir ırkçılık vardır.

    “son zamanlarda nereye dönsem “aslında x halkının da Türk olduğu” konulu tezlerle karşılaşmaya başladım. Zamanında Mayaların, Azteklerin, Kızılderililerin, Mısırlıların, Kürtlerin ve hatta Finlilerin bile Türk olduğuna dair tezler okumuştum ama ne yalan söyleyeyim, İranlıları hiç duymamıştım…”
    İşte Ali Karagör’e verilecek en güzel yanıt::::
    Mayaların Azteklerin Türk olmaması “İran’da Türk yoktur anlamına gelmez”. Rusların Arap omaması, “Filstin’de Arap Yoktur” anlamına gelmediği gibi.

  109. Murat Ağalday, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:40 iken şöyle buyurmuş:

    Sn Utanır;

    Bana kalırsa Sn. Işıngör’ün söylediklerini yorumlamakta biraz üstünkörü davranıyorsunuz. Yazdığı herhangi hiç bir metinde sizin iddia ettiğiniz şekilde bir sav okuduğumu hatırlayamıyorum(ki metinler yukarıda). Bu ivedi ahkamınıza bir son vermeniz belki yazılanları bir kaç kez daha okumanız size olacağı kadar bize de yararlı olabilir. Tavrınızda ki (yanlış anlamaya dayalı) sertlik , hele hakaret boyutu size dinlenebilirliğinizi kaybettiriyor. Dinlenebilirliğinizi koruyacak olursanız bize şu anda orada olanlar ile ilgili başka şeyler öğretebilirsiniz.

    Sn. Işıngör sizin itham ettiğiniz türden birşey söylemediği gibi orada yaşandığından bahsettiğiniz unutturma politikalarının bizde cereyan eden kısmından ( “İran öcüdür” “avrupa birliğine girmeyelim de iran gibi mi olalım” ) farklı bir şey söylüyor. Bu gün belki bir iki insan bu yazıyı okuyarak iranda olagelenle, olacak olanla ilgileniyor, bu da sizin yararınıza bir adım sayılmaz mı ?

  110. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:46 iken şöyle buyurmuş:

    Myrat bey, verdiğiniz tafsiyelerden dolayı gerçekten minnettarım. kusuruma bakmayın.

  111. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:48 iken şöyle buyurmuş:

    Ancak arkadaşın İran’ı tozpembe gösremesi ve orada olanları inkar etmesi beni baya incitti doğprusu. Kaldı ki o beyefendinin yazısını ben oluğu gibi gönderdim. İran tanımak güzeldir; ancak orada baskı altında bulunan bir halkı inkar etmek sizce doğru mu, ve bu düşünce neye hizmet etmiş olabilir.

  112. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 05:50 iken şöyle buyurmuş:

    internettte bir İran’la ilgili bir kaç siteye girmenizi istirham ederim.
    azadliq.az
    35000000
    gamoh
    aztribu

  113. ığdırlı76, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 11:15 iken şöyle buyurmuş:

    iran’dan nefret etmeme 41 neden saymama gerek yok
    1 neden kafi güneyazerbaycan türklerine yaptığı hayasız onursuz
    bitmek tükenmek bilmeyen baski ve zulümdür işde bu tek 1 neden benim iran’dan nefret etmeme yeter artar bile.
    bütün türkler bir ordu…

  114. Ali Işıngör, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 11:40 iken şöyle buyurmuş:

    Bilge Utanır,

    Bana “faşist, iran ajanı” dedin. üstüne üstlük ismimle de kendince kelime oyunları yaptın… Özür dilemelisin.

    Özür dilemediğin takdirde, elimde IP adresin var, yasal haklarımı kullanacağımı buradan ilan ediyorum…

    Yine de tüm sabrımla cevap vereceğim yazdığın abukluklara: Joseph Pellerin 1793′te, yani senin İngilizlerin 1910′da imal ettiğini iddia ettiğin yazıtları çözen kişidir. Üstüne üstlük bu yazıtlar, Plutharkos’un Büyük İskender’in Pers seferini anlattığı metinlerde de geçer. Üstüne üstlük sahte olduğunu iddia ettiğin yapılar, UNESCO’nun “Dünya Mirasları” listesinde yer alıyor…

    “İran’da Türk yok” dediğimi nereden çıkarttın? Altına çalakalem yorum döşediğin yazıyı hiç okudun mu adamakıllı? Türk Wikipedia’sına İran’daki Türklerin sayısını giren kişi benim!

    Özür dilemelisin yoksa yarın savcıya IP’ni verip, hakkında dava açacağım.

  115. Ali Işıngör, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:35 iken şöyle buyurmuş:

    Ya, bunu yazmasam çatlarım: :)
    Nasır Purpirar diye adını hiç duymadığım bir tarihçinin bahsi geçmişti yukarıda bir yerde, biraz araştırma ile kendisi hakkında bir sürü eğlenceli bilgiye kavuştum.

    Nasır Purpirar sadece Perslerin değil; Sasanilerin, Selçukluların, Gaznelilerin, Samanoğulları’nın da yalan olduğunu söylüyor! Bu medeniyetler Purpirar’a göre bir “Yahudi komplosu”ymuş ve gerçekte yokmuş!

    Yaaaaa, işte böyle Bilge Utanır… “Kaynak” diye gösterdiğiniz adam sadece İran tarihini değil, Türk tarihini de yok sayıyor! Şimdi size ve Purpirar’a inanacak olursak, aslında Türkler de yok!

    Eyvah, ne yapacağız şimdi?

    Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Nasser_Pourpirar

  116. asal, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:38 iken şöyle buyurmuş:

    sayin ali isingor ikinci yazinizda bir yorum yazmistim ama burada da yazmak geldi icimden.bence bu insanlar ozur dilemiyecek kadar saygisiz lar ve ben iranli olduklarini varsayip bir iranli olarak sizden ozur diliyorum.bende azeriyim ve 16 yasima kadar tebrizde yasiyordum ve simdide tahranda yasiyorum.ama bu insanlar hangi zulumden bahs ediyor???!!tum dunyada bir zulum varsa kadinlar bundan dahga cok etkilenir ama niye ben bundan etkilenmiyorum?tamam bir zulum var ama butun iran halkina var.iranin bir cok bolgesinde bulundum ve herkesin derdi ayni.azeri oldugum icin hic zorluk cekmedim ve hep gururla tebrizli oldugumu soylerim her yerde.(bu tur panturkler genelde bir fars ortaminda kokenlerini soylemekten cekinirler!!).ben turkceyi ve farscayi birlikte ogrendim ve bu iki dile hayranim ve hatta bu yil orhan pamuk edebiyat nobelini aldiginda ve konusmasini turkce yaptiginda bende gurur duydum.benim icin her iki dilde kutsaldir .ve butun zorluklarina ragmen ,bu iki dili ogrene bilecegim bir cografyada dogdudum icin cok mutluyum.ve zulumlere artik o kadar alistimki hisetmiyorum havayi icime cekmeme ragmen hiss etmedigim gibi .irkci ve ayirimci insanlar ister panturk olsun ister pan fars yada nazi yada baska bisey bence hepsinin mollalardan farki yok.umarim ulkem mollalardan kurtulursa bu insanlarin eline dusmez.hepsi amerikanin buyuk ortadogu projesinin bir parcasi .iranda azerileri kandiriyorlar ve turkiyede kurtleri.ve malesef buna kanan azeriler ve kurtler oluyor.

  117. ığdırlı76, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 18:53 iken şöyle buyurmuş:

    asal:azeri deyil>>>> TÜRK

    faşist farsın da fars hayranlarının da da orhan pamukyanın da orhan pamukyan hayranlarının da canı cehenneme
    yaşasın TÜRK BİRLİYİ YAŞASIN TURAN yaaşasın GAMOH

  118. tarık, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 21:50 iken şöyle buyurmuş:

    Siyasi tartışmalara şöyle bir açıdan yaklaşmayı öneriyorum.Amerika dibimize kadar geldi.Şu ortam içinde İran’a düşmanlık demek Amerika’ya destek çıkmaktır.İran’ı bölünmesi Amerika’nın İran karşısında üstünlük sağlaması,sıranın bize gelmesi anlamına da gelebilir.

    Kayseri’de bir üzüm bağında bir zerdüşt, bir haham,bir papaz bir de sahibinden gizli imam üzüm yemektedir.Tam o sırada bağ sahibi gelir ve bunları kıskıvrak yakalar.Bağ sahibi bakar karşıdakiler kalabalık.Zerdüşt’e derki;

    -Hadi bu üçüde kitap sahibi.Aynı tanrıya inanıyor.Benim malımı onlardan mı saklayacağım.Hepsini Allah vermiş.Be ateşperest ne demeye üzümüme dadanırsın der.Başlar zerdüştü dövmeye.Diğerleri nasıl olsa bize dokunmuyor diye sesini çıkarmaz,yemeye devam ederler.

    Zerdüşt dayak yemekten bitkin düşüp,kaçar gider.Bağ sahibi ardından tutar hahamı çeker bir kenara.Der ki;

    -Hadi imam benim dindaşım,din kardeşim,hocam.Hadi papaz,İsa peygamberime inanıyor.Bana yakın.Peki sen ne hakla benim malıma göz dikersin ha! der başlar hahamı dövmeye.Papazla,imam aldırmaz,üzüm yemeğe devam ederler.
    Hahamda dayanamaz kaçar gider.

    Ardından bağ sahibi papazı çeker kenara.

    -Papaz efendi,hadi imam benim müslüman kardeşim.Sen ne hakla üzümüme dalarsın.utanmıyor musun deyince imamda şüphelenir,kıpırdanmaya başlar biraz ama sesini çıkaramaz,adam yarma gibi kaçamazda..

    Papaz da bir temiz sopasını yiyip kaçınca bağ sahibi imama dönüp der ki;
    -Gel bakalım imam efendii…başlar imamı dövmeye.

    İmam oflayıp poflarken kafası gözü şişmiş. ^^dersimi aldım ben?” der.
    adam dayanamaz sorar ”neymiş o ders?”
    ,
    imam cevap verir: ”hatayı en başta yaptık biz,zerdüştü dövdürmeyecektik..”

    Biz Zerdüşt’ü dövdürdük.Irak işgal altında.Amerika komşumuz oldu.Suriye ve İran’a dikkat..Yoksa sıra bize gelecek.Olaylardan ders alışımız imamınkine benzemesin.Çünkü o zaman çok geç olur.

    Bütün bunlar bir kenara Amerikan kültürüne duyulan hayranlığın,Amerikan kültürünün reklamının yapılmasının 10′da 1′ini İran’dan için yapılınca ödümüz kopuyor.Biraz hoşgörü lütfen..

  119. A. Murat Eren, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 21:57 iken şöyle buyurmuş:

    Bütün bunlar bir kenara Amerikan kültürüne duyulan hayranlığın,Amerikan kültürünün reklamının yapılmasının 10′da 1′ini İran’dan için yapılınca ödümüz kopuyor. Biraz hoşgörü lütfen..

    Şu yazı altında gördüğüm en güzel yorum.

    Hoşgörü… Keşke. Hepimize.

  120. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 22:08 iken şöyle buyurmuş:

    Sn Ali Işıngör, ben seni görmedim, tanımıyorum, bilmiyorum. Sana verdiğim tepki yanlış ola bilir; ancak İran’da gelişen son olayları bırakın Türkü Farsı, İnsanın ruhunu incitmektedir.
    Sizin “Türk Wikipedia’sına İran’daki Türklerin sayısını giren kişi benim!” cümlenden hareketle söz konusu sitedeki yazıyı aradım buludum ve aşağıya ilave ettim.
    Sn. Ali Işıngör eğer o yazı sana ait ise, ben değil senden özür dilemek sana binlerce teşkkürlerimi de bildiririm. Ancak bu özrüm senin beni tehdit ettiğin için değil de seni kırdığım içindir. Çünkü beni o adresten bulman imkansız; ama ben kendi insani prensiplerim gereği özür dilerim. Nedeni de o yazı size ait ise o zaman size hasızlık yapılmış olur diye medeni cesaretimi devreye soktum.
    Sayın arkadaşlar Ali Işıngör’ün Türk Wikipedia’daki yazısını olduğu gibi aşağıda getiriyorum:

    İran’da yaşayan Türklerin önemli kısmını Azerbaycan Türkleri teşkil etmektedir. Azerbaycan’ın kuzey kısmı XIX. asrın ilk çeyreğinde Ruslar tarafından işgal edilmiştir. 8 milyona yakın Azeri Türk’ü kuzeyde müstakil Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Güney Azerbaycan ise, İran idaresi altında bulunmaktadır. Yüzölçümü 280.000 km2 olan Güney Azerbaycan’da 25 milyona aşkın Türk yaşamaktadır. Güney Azerbaycan’ın Türkler ile meskun olan belli başlı yerleşme merkezleri şunlardır: Tebriz, Sulduz (neqede), Hoy, Erdebil, Urmiye, Selmas, Maku, Meraga, Astara, Culfa, Merendi, Halhal,Tahran,Kerec,Zencan,Arak,Goşaçay,Sava,Sarab,Eher,Saggız,Bineb,Tikab,Kazvin,Hemedan, Soğukbulak ve diğerleri,toplamda 400-ün üzerinde Türk şehiri bulunmaktadır.

    X. asrın son çeyreğinden XX. asrın ilk çeyreğine kadar, yaklaşık 1000 yıl, İran, ya Türk hakimiyetinde ya da Türk hanedanı idaresinde yaşayan bir ülkedir. Dolayısıylı, Türklerin ve Türk kültürünün en kesif olduğu ülkelerin başında İran gelmektedir. Bugün, İran nüfusunun yarıya yakının teşkil etmesine rağmen Türkler, İranlıların şovence tutumları yüzünden, dil ve tarihlerini öğrenme ve kullanmada en geri kalmış Türk kitlesini teşkil etmektedir. Bin yıla yakın Türk idaresi altında yaşamanın verdiği eziklik yüzünden İranlılar, belki de Türklere en kötü muamaleyi yapan milletlerin başında gelmektedir.

    Müslüman bir ülke olan İran’ın nüfusu 70 milyon civarında bulunmaktadır. Bu nüfusun 30-35 milyona yakını Türkler, 18-20 milyona yakınını İranlılar (Farslar) ve 15-20 milyona yakınını da diğer etnik gruplar teşkil etmektedir(Beluçlar,Kürtler,Afganlar,Araplar). İranlılar, ülke nüfusunun yarıya yakının teşkil eden Türklere, kendi dillerinde okuma-yazma fırsatı vermemektedir ki, bu, her türlü insanî ve milletlerarası hukuka aykırı bir tutumdur.

  121. Bilge Utanır, 28 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 22:21 iken şöyle buyurmuş:

    Sitedeki arkadaşlar bizi tamamıyla yanlış anladılar. biz kesinlikle Amerikan hayranı falan değiliz, sizinle aynı fikirde olmakla birlikte İran’ın iyice tanınmamasından da çok dertliyiz. biz açıkçası şunu söylüyoruz arkadaşlar:
    İran ve Türkiye ortak değerlere sahiptir. İran’daki Türkler, Türki ile İran arasında sağlam löprülerin atılmasında önemli adımların atılmasına sebep ola bilir; tersine İran’daki Türkleri inkar etmek de sadece gözlerini bölgeye tikmiş emperyalist güçlerin işine yarar.

  122. Erkan Tekman, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 00:18 iken şöyle buyurmuş:

    tarık:

    “Hoşgörü”nün bu toplumda lafı dahi çok kıymetli artık. Bu lafı kullandın diye sevgili MEren’in sizi bağrına basası gelmiş. Ama söz konusu yorumunuza “Amerika’nın düşmanı benim dostumdur” diye başlıyorsanız ve temel endişeniz İran sonrasında sıranın bize gelmesiyse ben orada bir dururum. Oportünizmi bildiniz mi?

    Bilge Utanır:

    Galiba şizofrenik bazı sapmalar mevcut, bir kaportacıya görünseniz yerinde olacaktır.

    Iğdırlı76:

    Sloganlarınızı başka mekanlara saklayın. İsterseniz önce Türk olmayan unsurların haklarını de bu hassasiyetle savunup savunmadığınızı düşünün. Eğer savunmuyorsanız siz de beğenmediğiniz İran yönetimi ile aynı safa geçmiş olmaz mısınız, bir irdeleyin bakalım. Savunuyorsanız de ordu, Turan, şu bu laflarını ne yapacaksınız; bilemedim…

    Türk devlet geleneğinin stratejiye değil de taktiğe dayalı yaklaşımları, doğal olarak, eğitim sistemi kanalıyla, bireylere kadar işlemiş; bunu zaten biliyoruz. Ama hiç değilse bu izansızlığı böylesine güzel bir yazının yorumların altında göstermeyin. Bissürü saçma sapan forum var tam size göre, oralara gidin… Sizi istemiyoruz buralarda. Dünya kötü olsa da biz kendimize nefes alabileceğimiz bir avuççuk yer açabileceğimize inanıyoruz, açabileceğimizi de biliyoruz…

  123. Murat Ağalday, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 06:22 iken şöyle buyurmuş:

    “Sitedeki arkadaşlar bizi tamamıyla yanlış anladılar”

    Sn. Utanır;

    Türkçenizdeki (öyle zannediyorumki) yöreye göre farklılıklar mütemadiyen yazılanları yanlış anlamanıza yolaçıyor , ama yine de gördüğünüz üzere bu yorum sahiplerinin çoğu sizi dinlemeye ve anlamaya çalışıyorlar. Tutumunuzu değiştirmeniz çok hoş :) . Umarım daha da iyi olacak.

    Sn. Işıngör;

    “aslında x halkının da Türk olduğu” konulu tezlerle karşılaşmaya başladım. Zamanında Mayaların, Azteklerin, Kızılderililerin, Mısırlıların, Kürtlerin ve hatta Finlilerin bile Türk olduğuna dair tezler okumuştum ama ne yalan söyleyeyim, İranlıları hiç duymamıştım…

    Efendim La Coruna halkı ve buna binaen Deportivo La Coruna Türktür! Buna da bir itirazınız yoktur herhalde ;)
    saygılar.

  124. ığdırlı76, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 10:23 iken şöyle buyurmuş:

    erkan tekman denen devşirme
    sen benim attığım slogandan niye rahatsız oldun yoksa sen faşist farsimisin?
    ya da abd uşagı mı ? öyle yaa (tüm TÜRKLER TEK ORDU.FAŞİST FARSI VE ORHAN PAMUKYANIN CANI CEHENNEME)demem sana dokundu sanırım ?başmisin ayak mı ? söyle de bilelim…ben mi ben yumruğum !

    benİ burda istemiyormuş sen kimsin ulann ?
    zaten meraklı deyilim farsi hayranlığınıza
    iranı sevmek için 41 nedenmiş TÜRK DİYE GECE YARISI EVİNDEN ALİNİRKEN BABASI,UYANAN 4 YAŞINDAKİ ZEHRA’NIN AKITTIĞI TEK GÖZ DAMLASINI TÜM FARSA ARABA DEYİŞMEM BEN…ER YA DA GEÇ TÜM TÜRKLER TEK ORDU OLACAK İŞDE O ZAMAN DEVŞİRMELERE VE TÜM HAİNLERE TÜRK DUŞAMANLARINA GEREKEN CEVAP VERİLECEK.

    adam iran şovanizminin kuş diliyile TÜRKLERE yaptığının %1 le geçişdirecek
    dönup İRANİ SEVMEK İÇİN 41 neden diyecek bende bunu yazanın samimiyetine kanacagim öyle mi ? ben iranın teröre verdiyi desteyi unutmadım…ve sözde ermeni soykırım anıtının önunde saygı duruşunda duranı da unutmadım…TTK

  125. Erkan Tekman, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 11:39 iken şöyle buyurmuş:

    Iğdırlı76:

    Bir cümle içerisinde bu kadar çok ve hem de büyük harfle Türk lafını geçiren birisinin bir paragrafta en fazla yazım hatası yapmasına ne demeli acep.Önce düzgün Türkçe öğren, sonra fikir paylaşımı amaçlı yerlerde yazı yazmaya soyun. Önce biraz tarih, politika, sosyal bilim oku; sonra gazete ve TV ve hatta dedikodu gazetesi kaynaklı fikir dağarcığınla sağa sola sataş.

    Hadi kardeşim Musul şurda, Acem orda, Turan daha ilerde… Hadi bi koşu şuraları yeniden fethedin. Dönüşte de Viyana’ya kadar ilerleyin. Birkaç yıl kafamızı dinleyelim…

  126. Rumpelstiltskin, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 12:03 iken şöyle buyurmuş:

    sevgili murat agalday akilli olsun, ayagini denk alsin.

    erkan tekman da akıllı olsun. hatta o da yetmez. Farsi usagi tüm dünya akıllı olsun ulan !

    tövbe yarabbim, ne günlere kaldik.
    lan oglum, vulgar capulculugunuzu da alip kendinize yeni gezegen falan bulsaniza siz internet sitelerinde millete racon keseceginize. mala davara bir faydaniz dokunur belki.

    sabik Anacardiaceae kulunuz, şimdinin Rumpeli. rumpada rumpada….

  127. asal, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 12:06 iken şöyle buyurmuş:

    asal:azeri deyil>>>> TÜRK

    asal benim gercek ismim. turkiyedeki anlamiyla degil .farscada asal bal demek ve eski turkcede asel olarak talaffuz edilir.tabi bunu sen bilemezsin.hem turklerin er yada gec tek ordu olacagini soyliyorsun(buyuk ortadogu projesi!!:)))hem turkun basarisindan nefret ediyorsun(orhan pamuktan nefret ediyorsun).ben turkiyeyi hic gormemis bir insan olarak turkiyeyi seviyorum ve orhan pamukun basarisindan mutluluk ve gurur duyiyorum ama sen kendi ulkenin basarisiyla bile sevinmiyorsun ve komsu ulkelerine duydugun tek sey nefret ve kin ve irkcilik.ve sempati toplamak icin amerika karsiti oldugunu soyliyorsun.ayrica iran devletinin yaptigi cogu seyi bende onaylamiyorum tipki turk devletinin yaptigi her seyi onaylamadigim gibi!!!ama bunlar turk halkina ya da iran halkina nefret ve kin duymama neden olmuyor .politikacilarin yaptiklari halkin istegiyle degil ve bunu artik dunyadaki herkes biliyor.benim azeri degil turk ldugumu soyliyorsun.benim icin fark etmez ki.insan insandir.ister azeri olsun ister turk olsun ister fars yada kurt.eyer boyle dusundugum icin bana fasist dersen evet ben fasistim!!!senin gibi irkci ve nazi ve ayirimci olmaktansa boyle fasist olmayi tercih ederim!

  128. Atilla Aktuna, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 12:58 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Ağalday;

    Deportivo La Coruna’nın milli birası Corona’dır, ama aslı Efes Pilsen’den gelir. Akıllı olun…

    Sayın Tekman;

    Türk Devlet geleneği içinde kestiğiniz racona dikkat edin. Erkek adam bu şekilde racon kesmez, Anacardicae-Rumpeli’yi örnek alın. Akıllı olun…

    Sayın Meren;

    Hoşgörü lafını her yerde -özellikle de burada- kullanarak laçka ettiniz. Kullanmayın, kullananları uyarın, yorumunuzu hemen kaldırın. Akıllı olun…

    Sayın Işıngör (sayın yazarken bile titriyorum ve kendime geliyorum);

    Ulan Ali Işıngör (bu racona daha bi uydu sanki - görüşleri alayım), kendine gel. Bunca yıldır akıllı olmadın, ne geçti eline… Hep aynı tantana, konuşmak istiyorsan, git evinde konuş. Çünkü konuşmak gerektiğinde biz konuşuruz. Raconun en alasını keseriz, hatta asarız ve de keseriz (baltayız manasında değil). Akşam gelip bir ifadeni alacağım senin, Akıllı ol…

    Diğer duyarlı arkadaşlar,

    Sizler bildiğiniz yolda devam ediniz. Anlayacağımız bir şey yok bizim. Bu dürzüler düşünce gücü ile dünyayı değiştirmek istiyorlar. Belki de beyinlerinin % 50’sini kullanmayı öğrenmiş olabilirler. Fikirleri de son derece zararlı. Bir kere, söylediklerini belgelere dayandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ne kadar gereksiz ve geleneğe ne kadar aykırı, üstelik farklı kaynakları tarıyorlar, gerçeğe ulaşmak için çabalıyorlar. Oysa, gerçek tek ve ortada. Sonra üretiyorlar, halbuki daha önceden üretilmiş olanlar hepimize yeter de artar bile. Üretmek gerekiyorsa, onu da biz üretmişken ne hadlerine bunların. Gerçi hakkını yemeyelim, taşı da gediğine oturtuyorlar yeri geldiğinde ama o zamanda keseriz raconumuzu uşak deriz, ajan deriz sustururuz değil mi?

    Son olarak tüm Moleschino ekibi akıllı olsun! İstediğiniz takdirde bizdeki akıldan birazını size verebiliriz.

    Gölgelerin gücü adına,

  129. Rumpelstiltskin, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:02 iken şöyle buyurmuş:

    “bir adama zeki dediğimde bunun ironi olması için o adamın bir aptal olduğunu halihazırda bilmeniz gerekir.eğer o zaten zekiyse bunun bir anlamı olmazdı.”

    Emberto Eco da akilli olsun!

  130. Volkan Hatem, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:09 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Aktuna,

    “Bu dürzüler” demişsiniz. Şiddetsiz, sessiz, sakin kınıyorum. Etnik grup adlarını aşağılamak için kullanmayalım. Dürzü kardeşlerimiz duyarlarsa kırılırlar…

    -volkan

  131. Atilla Aktuna, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:12 iken şöyle buyurmuş:

    “İroni iki tarafı keskin bir bıçaktır”

    Daha önceki yorumları çok iyi okuyan biri olarak, Soren Kierkergaard da akıllı olsun!

  132. asal, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:12 iken şöyle buyurmuş:

    ama lutfen sayin atilla aktuna! golgelerin gucu adina! herkes akilli olursa ne olur dunyanin hali! :)

  133. Rumpelstiltskin, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:29 iken şöyle buyurmuş:

    soren’e atifla:

    her aptal, mutlaka, kendisine hayran olacak başka aptallar bulur. yasasin aptallarin tahakkumu !

  134. ığdırlı76, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:42 iken şöyle buyurmuş:

    erkan tekman
    benim TÜRKLÜYÜM ve TÜRKÇEM senin ağzını yakar dikkat et.
    nasil yazacağımı da sana soracak deyilim seni de irgalamaz.
    beyenmen için çok efor sarfedecek deyilim ben göruşumu yazarım konu hakkında okumassın laf atmassın cevap da almassın.
    fikir paylaşımıymış ne fikir paylaşımı ama konuya baksana faşist farsi iran.
    ben kimseye sataşmak için yazmadim ama insanı mecbur bırakacak yazı yazılıyor,bir insanın kendi ırkından kendi vatanından olanları birakıp şovenist bir ülkeyi övmesi yeterince tahrik unsuru taşımaz mı ?
    dunyaya hukmetmiş bir ırkın evladı olmakdan duyduğum onur ve gururu sen kavrayamassın çünkü mühtemelen TÜRK deyilsin ya da pamukyan gibi sadece kafa kağıdında TÜRK yazanlardansın…

    asal
    ben senin adın için birşey demedim beni de ilgilendirmez sen benim yazımı anlamdın galiba ki isminin açıklamasını yapmışsın !
    evet ben TÜRK’üm ve iranda benim ırkdaşlarıma yapılan zülmü pretosto benim en doğal kakkımdır sen kendin orda yaşamışsın ama yapılanlardan bihabersin ya da işine gelmiyor görüp susmak işlenen cinayete ortak olmakdır
    evet tüm TÜRKLER tek ordu olacak senin bunu yahudi israilin büyük ortadoğu projesine benzetmen kustahlıkdır bizim birliyimiz müslüman TÜRK birliyidir ve TURANDIR.
    ben satılmış orhan pamukyandan tabi ki haz olmam eyer o TÜRK olsaydı TÜRK’e yapılan soykırımı ermeniye yapıldı demezdi TÜRK’e soysuzca saldırdığı için o ödülü aldığını da aklı başında olan herkes anlar ve kavrayabilir ama aklı kıt ya da dış güçlerin kırıntılarıyla beslenenler bunu anlayamazlar !
    aslında anlarlar da işlerine gelmez çünkü beslendikleri kapı öyle olmalarını emreder.
    benim senpatı toplamak için abd karşıtı olduğumu söyleyecek kadar da basiretsizsin ben TÜRK İSLAM alemine gönül vermiş biriyim hele bir araşdır bak böyle insanlar abd yalakalığı yapıyorlar mı yoksa tam tersi mi.
    benim iran halkına kin ve nefret duyduğumu da nerden çıkardın benim tepkim iranın faşist rejminedir.
    sen halen etnik kökenini ön pilana çıkarıyorsun azeri_TÜRK
    ben de azerbaycanlı TÜRK’üm azeri sadece etnik kökendir ben azeri o TÜRK deyil hepimiz TÜRK’uz.
    sen kendini faşist olarak göruyorsan benim buna diyeceyim birşey yokdur…

    ne olursa olsun iran rejminin güneyazerbaycanlı TÜRKLERE yaptıklarını onaylamamız ve göz yummamız söz konusu deyildir tüm bunların hesabi sorulacakdır faşist iran hükümetinden irani seviyorsak ŞAH İSMAİL XETAYİNİN yurdu olduğu ve güneyazerbaycan TÜRKLERİ olduğu içindir…

  135. Rumpelstiltskin, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:48 iken şöyle buyurmuş:

    Sayin Erkan Tekman umumna acik mahalde, noter huzurunda kafa kağıdını göstersin. tabiyeti nedir anlaşılsın. şayet soyisminin sonunda -yan eki varsa ben önce nobel verilip arkasından akıllandırılmasını teklif ediyorum. kabul edenler ? edilmiştir.

    sorusu olan?

    değerli Ağalday, siz de gidip köşedeki bakkaldan 2 şişe Corona alin da neşemizi bulalim.

  136. Ali Işıngör, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:50 iken şöyle buyurmuş:

    Rumpelstiltskin’e;

    Bunu “Yaşasın Halkların salaklığı!” şeklinde sloganlaştırmayı öneriyorum.

    Volkan Hatem’e;

    O halkın adı “Dürzi”, yani sonu i ile bitiyor. Her neyse, onlar da akıllı olsun!

    Murat Ağalday’a;

    Deportivo La Coruna Türk’tür ve Türk kalacak! Bu arada Chievo Verona’yi biseksüel İtalyan hakemleri ligden düşürdü… Asıl Pier Luigi Collina akıllı olsun!

    Atilla Aktuna’ya;

    Sizin Mektebi Sultanili ve bir Fransız firmasında çalışıyor olmanızdan dolayı zaten bir süredir sizi “Frenk casusu” olmanızdan şüpheleniyordum zaten… Paris Saint-Germain de akıllı olsun!

  137. A. Murat Eren, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:12 iken şöyle buyurmuş:

    Bu yazının adını “İnsanlıktan soğumakta ne kadar haklı olduğumuzu hatırlamak için bir kaç neden” olarak değiştirmeyi öneriyorum (net bir sayı vermeyip “bir kaç” diye savuşturduğumun farkındayım, zira daha ne kadar çıkacağı belli olmaz).

  138. asal, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:14 iken şöyle buyurmuş:

    igdirli76
    ben fasist degilim ama fasist oldugumu soylememim nedeni beni dusuncelerimden dolayi fasistlikle suclamanizdir!
    etnik kokenimin azer-turk-iranli olmasi benim baska irklari kucumsemem anlamina gelmez.bir siyasetci asaglik bir insansa onunla ayni kokende olan insanlari asla suclamam.insanlari koken-cinsiyet-din ve dilleri yuzunden asaglamam.sakin beni kendiniz gibi ayirimci sanmayin.asla sizin gibi degilim ve olmam!!
    iran azerilerine yapilan zulum butun iran halkina yapilandan farksiz.zulmu yapanlar da ayirimci…bunun sucunu baska irktan insanlara atanlarda.
    ben iran azerbaycan bolgesinde dogup buyumusum ve hala oraya gidip gelirim ve farslarin cogunlukta oldugu tahranda yasiyorum.ama kimse bana irkim yuzunden hakaret etmemis.ve azeri turkceyi farsca kadar iyi konusuyorum ve buna ilaven turkiyede konusulan turkceyi ve baska ulkelerde konusulan turkceyide konusur ve anlarim.ve turkceyi butun hatlarla okurum.
    orhan pamuk kitaplarinin cogunu okudum ve harika bir yazar ve cok gercekci ve sizin bahs ettiginiz ermeni soykirimini soylediginiz gibi anlatmamis.turkleri kucumseyen bir sekilde anlatmamis.
    cengizhan asyayi yerle bir eden bir insandi ama bugun mogulistan onunla gurur duyuyor ve dunyada guclu insan dendiginde akila gelen isimlerden.turkiye ve ermenistan savasinda olanlar her savasta olan seylerdi ve sizin bunu (biz soykirim yapmadik) seklinde anlatmaniz tum dunyada turkleri guclu degil suclu gosteriyor.
    eminim ki siz iranin azerbaycan bolgesine hic gelmediginiz gibi orhan pamugun tek bir kitabinida okumamissinizdir.

  139. asal, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 14:32 iken şöyle buyurmuş:

    igdirli76
    sizin gibi yuzeysel dusunceli insanlar ,sizin gibi dunyayi irklara ayiran insanlar,dunya haritasini o cirkin sinirlara ayirirlar ve sinirlarin cogalmasina neden olurlar.size ve sizin gibilere:artik uyanin!berlin duvari yikildi artik.2007 yilindayiz!

  140. Murat Ağalday, 29 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 21:46 iken şöyle buyurmuş:

    Sn. repelsteeltje ;

    İki şişe gücendirir, aklımız başımıza kalır fakat sapıtıyorsanız onu bilemem ;)
    selamlar.

    *Bana kalırsa müslüman mahallesinde kız öpme madrabazlıkları üreten uzun kulaklı tırsiler tezelden akıllandırılmalıdır. Geri kalan herkeşin akıllandırılması yeni meclis dönemine bırakılmalıdır.

  141. ığdırlı76, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 12:47 iken şöyle buyurmuş:

    YORUM SİLİNDİ (Sebep: Yorum Silme Sebepleri/1) (30.05.2007, 13:03).

  142. A. Murat Eren, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:12 iken şöyle buyurmuş:

    Yukarıdaki yorumu gerçekten üzülerek sildim.

    Çünkü Moleschino, insanların düşüncelerini açıkça paylaşabilmelerinin önünde hiç bir engel olmaması gerektiğine inanan ve bunu savunan kişilerce ayakta tutulan bir oluşum. Bu yüzden bir yorumu silmek bizi biz yapan şeylere tamamen aykırı.

    Irkçılık bu dünyanın bir gerçeği. Bu insanların bu düşüncelerini dünyadan silmek şu anda mümkün değil, onların da en az bizim kadar düşüncelerini ifade etme hakları olmalı elbette. Fakat insanları ırklar parantezine alıp hepsine birden hakaret edecek kadar küçük ırkçıların düşüncelerini bir kalemde siliverme terbiyesizliğini gösterme hakkı, kendi platformumuzda yazıyor olmamızın sunduğu keyifli bir avantaj.

    Burada herkes düşüncelerini ifade etmekte sonuna kadar özgür, yorum girmek için kimseden üyelik, geçerli bir e-posta adresi filan istemiyoruz. Fakat yeterince zeki ve bilgili görünmüyorsanız ve ırklar üzerinden birilerine hakaret ediyorsanız yorumunuzun çöpe gidebileceğini göz önünde bulundurun.

    Öte yandan “bir ırkı yüceltmek de dolaylı olarak diğer ırklara hakaret etmek anlamına gelir” önermesini de göz önünde bulundurmanızı ve bir üst paragraftaki uyarının kapsamını yeniden değerlendirmenizi rica ediyorum.

    Selamlar.

  143. ığdırlı76, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 13:54 iken şöyle buyurmuş:

    sayın eren
    yazının tamamını silmenize de gerek yokdu diye duşunuyorum
    ben insanın kendi vatandaşını (ırk kelmesini kullanmıyorum ::) ) sevmesini
    kollamasını yuceltmesini istinasız dum dunya ülkelerinde göruyorum
    ama ne yazık ki bir tek bizde buna karşi olan yarasalar var yani bence hiç bir sakıncası yokdur.ben böyleyim benim böyle olmamdan dolayı kimse bana hakaret edemez ederse cevabini alır…

    asal

    ‘’söylersek faydası yok,susarsak gönül razı deyil”
    bu kadarı kafi.
    TTK

  144. asal, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 15:01 iken şöyle buyurmuş:

    igdirli76
    yazin silindi ama ben o yaziyi okumustum ve bu yuzden cevap yazmak istiyorum.
    yazinda iranda yapilan turk eylemlerinden ve turkleri asagliyan karikaturden bahs etmissin.
    irkcinin biri bir irki asagliyan karikaturler ciziyor ve diger irkin irkcisisida sucu karikaturu cizene degil onun ulkesine atiyor.
    yapilan eylemlerden tabiki haberdarim.senin gibi irkci insanlar malesef her yerde var ve boyle eylemlere girisiyorlar ve saf gencleri kandirip eylemleri kalabalik gostermeye calisiyorlar.bide onlarin eylemlerinin iranin rejimine karsi oldugunu sanan gencler var ve bu yuzden onlara katiliyorlar .biri leri de bunu internet sitelerinde buyutup senin saf insanlara yutturiyorlar.

    yazinda universite genclerinin eylem gerekcelerini humeyni ve ahmedinejata sunduklarini soylemissin.ama humeyni ben 2 yasindayken bundan 18 yil once olmus.eyer hameneiden bahs ediyorsan,ben zaten bu insanlarin rejimini onaylamiyorum ve bu yuzden onlara imzalatilan hic bisey beni ilgilendirmez.

    bana yalaka demissin.ben farscayi ve turkceyi ayni birlikte ogrenmis biriyim ve ikisinide ana dilim olarak biliyorum.bu yuzden iran kulturune ve turk kulturune ve azeri kulturune olan hayranligim yalakalik sayilmaz.kendi kulturume olan hayranligimdir.ayrica baska irklari ve kulturleri sevmemde sakicali degil aksine benim medeni ve acik goruslu biri oldugumu gosterir.cunku bence senin gibi insanlara ragmen dunyadaki butun insanlar ayni ve tek bir irk.
    asla senin gibi bu irk boyle ve o irk soyle demem.her kulturun ve her irkin kendi ustunlugu ve ozellikleri var.aksini dusunmek sacmalik olur.asla kendi irkimi yuceltmek adina baska irklara ve insanlara hakaret etmem.

    internet ortaminda (bana sakin cevap verme) diye sacma bi girisimde bulunmussun.bir internet ortaminda kimse boyle bi sacmalik yapamaz.sen bana cevap hakki tanimasan da ben yine cevap veririm.

  145. asal, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 15:30 iken şöyle buyurmuş:

    iran rejimi belki kendini guclu yapmak icin bolgede butur irkci etlemleri destekliyor ve belkide bazi yorumlarda soylendigi gibi pkk ya da destek vermistir .ama iran halkizaten bu rejimi onaylamiyor ve kayri mesru bi rejim bence.halkin ozgurluk icin yaptigi devrimi tamamen kirli ounlarla radikal dinci bi kabusa cevirmisler.
    bu rejimin yaptiklari iran halkinin ve iran kulturunun sucu degildir.irana bi kere gelirseniz bunun farkinda olursunuz.

  146. ığdırlı76, 30 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 16:52 iken şöyle buyurmuş:

    Kıralların taçları
    Beni bağlar büğü mü?
    Orduları açamaz
    Gönlümdeki düğümü.
    Saraylarda süremem
    Dağlarda sürdüğümü.
    Bin cihana değişmem
    Şu öksüz Türklüğümü…
    ( H.N.ATSIZ )

  147. Bilge Utanır, 31 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 01:35 iken şöyle buyurmuş:

    beyler, bi ağzımızı açtıp: her şey göründüğü gibi değil; 22 Mayıs’la 25 Mayıs arası İran’ın Türk bölgerlerinde 500 kişinin yakalanmış olduğunğ, daha önce tutulanlarla birlikte şu anda; şu yazıyıyı okuduğunuz anda bile işkence gördüklerini ve bu haberlerin Türkiye dahil hiç bir ülkede yayınlamadığını; bu insanların tek suçu “ana dilinde eğitim haklarını” istemeledir, derken anlayamadık; bin yerden itiraz sedaları kalktı. ırkçılıkla suçlandık.
    Hepinize teşekkür ediyorum bana çok iyi bir ders verdiniz: Irkçılık yapmanın en güzel yolu erçılık yaparken ırkçı düşmanı gibi görünmektir; Asal gibi.
    asal arkadaşım sen Azeri ola bilirsin; ancak benim için önemli olan insan olmaktır. Keşek Azeri olacağına vijdan sahibi bir FArs olsaydın, Vijdan sahibi bir Ermeni olsaydın….

  148. Bilge Utanır, 31 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 01:54 iken şöyle buyurmuş:

    bir zenci çocuğun açlıktan ölümü beklerken başının üzerinde Akbabaları beklediği fotoğrafını gördüğümde geceyi ağladım, Bosna’da bebeklere tecavüz edildiğini duyduğumda geceyi sinirden uyuyamadım, Amerikan askerlerinin Irak esirlerine taciz ettiklerini tv.den seyrettiğimde kahr oldum; oysaki Iraklılarla üstelik 8 yıl savaşmıştık; Ermenilerce 9 yaşında bir Azeri kıza tecavuz edildikten sonra vajinasın kurbağa yerleştiğini fark eden doktorun Baku hastanesinde kalp krizinden öldüğünü duyduğımda insanlıktan nefret ettim; Halepçe’de 5000 Kürt’ün Saddam tarafından atılan kimyasal bombalardan ölldüklerini gördüğümde ( o zaman İran - Irak savaşında asker idim ) intikamlarını almak istedim; Ancak İran’da işkence var, oradaki Türklere baskı, işkence, ölüm var dediğimde Asal’leri karşımda gördüm ki beni ırkçılıkla suçluyorlar.
    Elinizi vijdanınıza koyun ( özellikle Asal ); bunun neresi ırkçılıktır!!!!!!!!!!!!?????????????

  149. Murat Ağalday, 31 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 03:53 iken şöyle buyurmuş:

    Sn. Utanır;

    En son bir kaç yıl önce Fars bir arkadaşımla İzmir’de kısa bir süre görüşme imkanı bulduk , benimle anlaşacak kadar bildiği Türkçe’yi İran’daki Azeri arkadaşlarından öğrendiğini söyledi. Ben bundan mutlanmıştım. Yani Sohail’in söylediğine göre refah içindeydi etnik yapıları farklı olan insanlar. Tabi İran büyük bir ülke her mikrokliması bir olmayabilir. Kaldı ki orada yaşamak bile gerçeği tüm çıplaklığıyla anlamaya yeterli olmayabilir kimi zaman.

    İnsani duyguları paylaşıyoruz. Biliyorsunuz ki sadece İran değil etnik grupların özgürlüklerini birçok ülke kısıtlamaya çalışıyor. Türkiye’de de -İran’da olduğunu söylediğiniz kadar sert olmasa da- benzeri bir kısıtlama söz konusu. Söylediğiniz gibi bir çoğumuz İran’da olanlardan haber değiliz , en azından ben değilim. Olanlardan bihaber olduğum gibi herhangi bir kutubun fikrini salt fikir sayabilecek öngörüye de sahip değilim maalesef. Söylediklerinize ve bu konudaki bilgisizliğime dayanarak şimdilik size ancak sabır dileyebiliyorum.

    Saygılar.

    >

  150. baratrion, 31 Mayıs 2007 tarihinde saat tam 15:22 iken şöyle buyurmuş:

    ‘otağ’larında uluması gerekenler bile moleschino’daki fikir yazılarına erişebiliyorlar … internet ne garip yer.

    TİT‘i var bilmem nesi var, akıllı olalım di mi ama?

  151. ığdırlı76, 1 Haziran 2007 tarihinde saat tam 10:59 iken şöyle buyurmuş:

    baratrion
    çok doğru ! otağ’larda uluması gereken bozkurtlar da moleschino da fikir yürütmeye çalışıyor ne acı di mi ?
    ama asıl gözden kaçırmamamız gereken sokak köpeklerininde yine
    moleschino da havlamalarıdır bence bu da trejikomik ha ne dersin ?

    Turan adlı TÜRK`ün kutsal yurduna açılan aziz kapımız Güney Azerbaycan`ın azadlığı uğrunda mücadele etmek her Türk`ün borcudur. Ata yurdumuza varmak için Güney Azerbaycan TÜRK topraklarının düşman işgalinden kurtulması ilk hamledir. İran TÜRK’lerinin bağımsızlık savaşına destek olan TÜRK’lere “Kür Şad usulca elini uzatarak hoşgeldin ”oğlum - kızım” diyecek. Köstek olan Türkümsülerin ise yüzünde TÜRK`ün tokadı patlayacak!. Yaşasın Güney Azerbaycan`ın şerefli milliyetçileri , kahrolsun TÜRK`ün kurtuluş savaşını ve bayrağını lekelemeye kalkan Farsi dönmeleri!.

  152. Rumpelstiltskin, 2 Haziran 2007 tarihinde saat tam 00:30 iken şöyle buyurmuş:

    valla baskalarini bilmem ama ben bu son sözler üzerine aklımı başıma devşirmeye karar verdim.

    hey gidinin Gobineau’su, bir kalksan da görsen, neferlerin nasıl da izinden gidiyor.

  153. asal, 6 Haziran 2007 tarihinde saat tam 08:35 iken şöyle buyurmuş:

    asal arkadaşım sen Azeri ola bilirsin; ancak benim için önemli olan insan olmaktır. Keşek Azeri olacağına vijdan sahibi bir FArs olsaydın, Vijdan sahibi bir Ermeni olsaydın….

    ben sadece azeri degilim.ayni zamanda iranliyim.ama yine fark etmez.irkimin ve irkinin !!!ne oldugu benim icin onemli degil.bu yazdiklarim yuzunden vijdansiz oldugumu dusuniyorsanda onemli degil.
    bence bosnada ,afrikada,irakda,darfurda,dunyanin neresinde olursa lsun yapilan iskenceler bana ve butun insanliga yapilmistir ve bunun suclusuda insanlardir .ve yapilan iskencelerin hepsi irkcilik yuzundedndir.iskence yapan amerikali asker petrol alsin diye cocugu iskence etmiyor.onu hor gordugu icin ve irki yuzunden iskence ediyor.ben amerikaliyim diyor.cunku oda aynen bu dusuncelerle buyumus.yani kaninda yok irkcilik.bu tarz dusunceler ona asilanmis.
    bana kaski fars yada ermeni olsaydin ama vijdanli olsaydin diyorsun.ve fars ve ermeniyi vijdansizliktan sadece biraz daha iyi ldugunu ima ediyorsun.
    sonrada irkciligini inkar ediyorsun.
    su an dunyadaki savaslarin cogu senin gibilerin guclenmesi yuzunden olmus zaten.kendi irkindan baska irklari saymayan adamlar dunyayi yasayamiyacak kadar berbat bir hale getirmisler.

  154. yusuf kidik, 3 Ağustos 2007 tarihinde saat tam 10:26 iken şöyle buyurmuş:

    kanaatim iranla ilgili süphelerinizi gidermeye yönelik bir calisma yapmissiniz.Zerdüste de Hazreti diyerek bir baska yanlislik yapmaktasiniz.Bu sayilan güzellikler olmasa lar iran saldirilmaya isgal edilmeye ve insanlarinin öldürülüp kölelestirilmesine razimi olacagiz.Meseleyi bütün bunlarin yaninda en önemlisi islami ve insani acidan ele almakta yarar var.Bati mantigi ile “hic bir seyi yok fakir ve geri kalmis demokrasileri de yok ayrica yabanci kültürden bunlar isgal edeli talan edeli” seklinde bir yaklasimi hic bir insanin onaylamasi mümkün degil.
    Niyetinizin iyi olduguna inaniyor sizi kutluyorum, meseleye birde böyle bakarsak sanirim daha yararli olur.hoscakalin.

  155. hayhuy hasancik, 7 Ağustos 2007 tarihinde saat tam 12:15 iken şöyle buyurmuş:

    ne yazsam bilemiyorum.dünyayi insanlari seven herkese kucak dolusu selamlar.

  156. kral oyun oyunlar, 27 Ağustos 2007 tarihinde saat tam 14:26 iken şöyle buyurmuş:

    hasancık kardeşimiz güzel söylemiş

    dünyayi insanlari seven herkese kucak dolusu selamlar.

    yaratılanı sev yaradan dan dolayı.

  157. ilse, 13 Eylül 2007 tarihinde saat tam 12:32 iken şöyle buyurmuş:

    bir de “Sadık Hikayet” diye dünyaca tanınan ve eleştirmenlerin hayran kaldıkları çok başarılı bir yazarları vardır ama ne yazık ki yazdıkları ölümüne sebep olmuştur. Füruğ Ferrehzad diye çok başarılı bir kadın şairleri vardır bir de.

  158. ilgar, 8 Kasım 2007 tarihinde saat tam 14:09 iken şöyle buyurmuş:

    slm. tsk ederim bu degerli bilgileriniz icin, yanlizca irani 41 sebeple sevmek biraz haksizlik bence irana. bir eskileri dusunelim Pers impraturlugunu ve o donemde bile insan haklarinin nasil oldugunu veya bir ornek vereyim belki az kisi bunu bilebilir biliyormuydunuz ilk dunyada kadinlarin hamilelik izinleri iranda verilmis hatta hamile olan bayanlara sirf size en iyi kocaniz bakabilir diye 1 ay da kocalarina izin verilirmis ve binlerce boyle ornekler var veya siz hic biliyormuydunuz dunyanin en eski ve buyuk kapali carsisi Tebriz deymis ve…… ama yine de cok guzel bilgiler vermistiniz tskler

  159. erhan, 16 Kasım 2007 tarihinde saat tam 00:52 iken şöyle buyurmuş:

    Bence iranı sevmek için neden aramak gerekmez.tıpkı ABD’DEN nefret etmek için neden gerekmediği gibi.iran bir islam ülkesi ve müslüman olan herkezin görmesi gereken kutsal mabetlerle dolu.zaten ben MAHMUT AHMEDENEJAD hayranıyım.bu yazıyı hazırlayandan allah razı olsun ve allah her müslümanın yar ve yardımcısı olsun.

  160. Salima, 23 Kasım 2007 tarihinde saat tam 13:16 iken şöyle buyurmuş:

    İbn Sina’nın iran civarında doğmuş olduğu doğru ama ailesinin ve şeceresinin TÜRK olduğuna dair pek çok makale yazıldı. İbn Sina ve Mevlana gibi şahsiyetleri iran kendilerine maletme çabalarına alet olmamak lazım. Bilimsel gerçekleri takip etmek yeterlidir bu konuda. Dikkatli olmak lazım.
    selamlar
    Salim.

  161. Düygü, 23 Kasım 2007 tarihinde saat tam 19:39 iken şöyle buyurmuş:

    Bence asıl, birilerinin hangi etnik kökene sahip olduğunu bu kadar kafaya takan insanların, makalelerin vs söylediklerine karşı dikkatli olmak lazım. Birilerinin etnik kökeninin kesin olarak ne olduğu konusunda herhangi bir bilimsel gerçek varsa, o da ancak o kişinin (bu durumda İbn-i Sina’nın) DNA’sının incelenmesiyle etnik kökeninin gösterilmesi olabilirdi ki bu da henüz yapılmış değil.

  162. Hakan, 10 Aralık 2007 tarihinde saat tam 04:07 iken şöyle buyurmuş:

    Salima, Ibni Sina ve Mevlana Fars kokenli bu bir gercek. Butun dunya biliyor, ama oyle gorunuyor ki Turkler haric. Cok yazik.

  163. onur, 8 Nisan 2008 tarihinde saat tam 15:09 iken şöyle buyurmuş:

    çokkkkkkkkkkkkkkkkkk güzellllllllllllllllllllllllllllllllllll çok beyendim

  164. ensar, 27 Mayıs 2008 tarihinde saat tam 17:01 iken şöyle buyurmuş:

    o kadar konustuk bir Atatürk demedik nası bi iş ?

  165. afsinbey, 22 Haziran 2008 tarihinde saat tam 06:00 iken şöyle buyurmuş:


    29- İran adı üstünde bir “İslam Cumhuriyeti”dir ama namaz vaktinde bangır bangır bağıran ezan sesi duyamazsınız. Ezan sesini duymak için radyoyu açarsınız. İran’da cami sayısı da çok azdır. Yüksek bir yerde baktığınızda, şehir bizdeki gibi “çivili tahta”ya benzemez.

    - Ezan’ın bangır bangır bağırması ne demek ? Düzgün okunmayan ezanlardan bahsettiğinizi söyleseydiniz keşke ya da onlardan mı bahsediyorsunuz. Camii sayısının azlığının nedenini bildiğinizi tahmin ediyorum ve keşke onu da yazsaymışsınız. Cami bizde (Sünni inancı) önemlidir, onlar da değil.
    Çivili tahta konusuna gelince; evet, neden bu kadar çok camimiz olduğunu konuşabiliriz, tartışabiliriz ve bunu yaparken mutlaka estetikten yoksun olmalarının nasıl kötü bişey olduğundan bahsetmeliyiz. Fakat cami / cemaat / camiye gitmek farklı şeyler, İran’daki algısı ile bizdeki algısı farklı. Bunu ayırmadan doğru mukayeseyi yapamayız bizde neden çok onlar da neden az anlamında.
    Ezan davettir, gürültü değil.


    33- Hz. Zerdüşt’ün ve 1500 yıldır sönmeyen ateşin ülkesidir İran.

    - Bu neden bir sebep olsun ki İran’ı sevmek için ? Tabii kişisel seçimler ayrı, fakat sönmeyen Zerdüşt ateşi çok ta ilgi çekici gelmiyor bana.


    32- Kadınların üniversite mezunu olma ve kamu kurumlarında çalıştırılma oranları Türkiye’den daha yüksektir. Evet, şaka değil bu!

    - Evet kesinlikle şaka değil, bizden daha eğitimle kadınlara ve dolayısıyla daha iyi yetiştirilmiş çocuklara sahipler. Fakat sadece bu neticeleri pek değiştiremiyor. İran’lı bir arkadaşım (kadın) eşinden bir türlü boşanamıyor, bundan dolayı ülke dışına çıkamıyor, onu ziyarete gidemiyorum çünkü bir erkekle görünmek uzun süredir devam eden mahkeme sürecinin onun aleyhinde işlemesine neden olabilir. Boşanabilmesi için eşinin insiyatifi gerekiyor. Vs.vs.vs.
    Evet, bu güzel gözlü kadınların ( bir rivayete göre Allah İran’lı kadınları yaratmadan önce gözlerini yaratırmış) ülkesinde aslında kadınlar o kadar da özgür ve baştacı değiller. (Boşanmak istemesinin nedeni eşinin sürekli onu dövmesi ve bu dövmelerden bi tanesinde karnındaki bebeği kaybetmesi, adam da hala elini kolunu sallayarak geziyor, tam bir hayvan, güzel İran’ın adalet sistemine vurgudur)


    41- Doğunun onurudur İran… Muaviye karşısında Hz. Ali, Yezit karşısında Hz. Hasan ve Hüseyin, Abbasi halifesi Harun Reşid karşısında İmam Rıza, petrol tröstlerinin karşısında Musaddık, Şah’ın karşısında Behrengi, Molla’nın karşısında Şirin Ebadi, Teksaslı George Bush’un karşısında ise 7.000 yıllık bir kültürdür…

    - Doğunun onuru olmasa da doğudan onurlu bir millettir evet. Fakat ben de çıkıp “Hz. Ali Karşısında Muaviye, Hz. Hasan karşısında Hasan ve Hüseyin, İmam Rıza karşısında Abbasi Halifesi Harun Reşid” dersem ne olur ? Bunlar tartışılabilecek şeylerdir ve İran’ı güzel yapmaz. Size, bana, ona, inanana / inanmayana göre değişir bunların bu güzelliğe olan katkıları.

  166. afsinbey, 22 Haziran 2008 tarihinde saat tam 06:04 iken şöyle buyurmuş:

    Duzeltme:

    41′e ithafen yazdıklarımda:

    Hz. Hasan ve Huseyin Karşısında Hz. Yezit olacak..

  167. muhtar, 25 Haziran 2008 tarihinde saat tam 01:01 iken şöyle buyurmuş:

    pes dogrusu yezide de hz. demek, insan bilmiyorsa bilmedigi bir hususta yazi yazarken düsünür.kundaktaki bebeklerin basini kesen haydutlara ne zaman dan beri hz.denmektedir.esef ki esef.

  168. afsinbey, 3 Temmuz 2008 tarihinde saat tam 09:07 iken şöyle buyurmuş:

    Evet orayı düzeltmek gerekiyor, Hz. Yezit değil tabii ki. Tamam, düzeltiyorum.

    Fakat siz benim yazdığım yorumdaki amacı anlaMAmışsınız, sadece Hz. Yezit kısmına takılmışsınız.

    Örneğin ben de “Pes doğrusu Abbasi Halifesi Harun Reşid Karşısında İmam Rıza’da kimdir” diyebilirdim.

    Söylemek istediğim şey insanların inandığı şeylere göre bunlar değişkenlik arzeder. İran’ı güzel yapan / yapabilecek şeyler arasında sayılamaz.
    Sayarsanız da taraflı ve hangi tartaflı olduğunuzu düşünür / anlar insanlar.

    Demek istediğim bu.

    22 June 2008 ‘ de yaptığım düzeltme ise cümleyi yanlış yazmamaydı, “Hz. Yezit” yazmak için değildi.

    Herneyse, umarım bu sefer anlarsınız ne demek istediğimi.

  169. Murat Ağalday, 20 Temmuz 2008 tarihinde saat tam 20:59 iken şöyle buyurmuş:

    “5- İsfahan… İranlılar’a göre burası “Nisf-ı Cihan”dır, bir başka deyişle bu kent o kadar güzeldir ki, evrenin yarısını görmüş gibi bir yumruk yersiniz. Siz siz olun, bir İranlıyla konuşurken “İsfahan nısf-ı cihan” demeyin, size “Ne, kulli cihan!” yani “Hayır, evrenin tamamı!” diyebilir…”

    Bir de Moein’in İsfahan özlemi vardır , dinleyeni anlamasa dahi derdest eder.

    Nikbinlik..

  170. Hayati, 21 Temmuz 2008 tarihinde saat tam 13:26 iken şöyle buyurmuş:

    33- Zerdüşt’ün atesi neden söndü

  171. pesimisttarihci, 27 Temmuz 2008 tarihinde saat tam 21:02 iken şöyle buyurmuş:

    ezanın bangır bangır olmadığı konusunda afsinbey ile aynı görüşteyim.hoş olmmış değiştirilmesi gerekli

  172. Elnur, 9 Ağustos 2008 tarihinde saat tam 14:11 iken şöyle buyurmuş:

    iranlilar Azerilerin dusmanidir.gulustan muqavilesi neticesinde Azeri topraklari iran ve ruslar arasinda iki yere bolundu.simdi de tebrizde urmiyada 25 milyon azeri turku yasiyor.bunu her bir turk genci bilmelidir.insallah bir gun Azeriler topraklarini geri alirlar.

  173. Avesta, 13 Eylül 2008 tarihinde saat tam 17:54 iken şöyle buyurmuş:

    Ali Işıngör Hocam,
    Facebook’ta “İran Güneşin Vatanını Sevmek” adlı bir grup açtım. Grubu zenginleştiren sizin İran hakkındaki 2 yazınızi … Herkesi bekliyoruz…
    Ali Işıngöre teşekkürler…

    http://www.facebook.com/group.php?gid=23282941082&ref=ts

  174. azadliq, 16 Kasım 2008 tarihinde saat tam 17:15 iken şöyle buyurmuş:

    İran vatandaşı olan Sünni Beluç azınlığın (Beluçistan eyaletinde yaşarlar), hem şah devrinde hem de sözde “islam” cumhuriyetinde, bahar aylarında açlıktan yerlerdeki çimenleri yiyecek kadar fakir bırakıldıkları ülkedir.

    Kırbaçlamak gibi iğrenç ve çağdışı bir cezanın, hala uygulandığı yerdir İran. Tek suçu anadilde eğitim hakkı istediğini dile getirmek olan masum sıradan vatandaşlara karşı bile…

    Devlet tarafından yayınlanan, “İran” adını taşıyan gazetede, “Böcekleri Öldürme Yöntemleri”nin karikatürle anlatıldığı bir makaledeki karikatürdeki böceğin Azerice konuşturulduğu, ardından çıkan dev ayaklanmalarda polisinin aralarında 15-16 ve 17 yaşında çocukların da bulunduğu onlarca vatandaşı copla kafasına vurarak,rastgele halka ateş açarak katlettiği, ve bunun hesabının 2 yıldır sorulamadığı ülkedir…….

    Zeki ve bilgili Mühendislerin, okur yazar entellektüellerin hiç bir suçları yokken keyfi tutuklamalarla tek kişilik hücrelerde aylarca tutulduğu yerdir İran.

    Bir de 30 milyon Azeriyle birarada yaşamalarına rağmen hala onları aşağılayan ırkçı fıkraları söylemekten çekinmeyen Fars milletinin, dilini ve kültürünü İranda yaşayan diğer bütün milletlere dayattığı yerdir….

  175. farukahmet, 17 Kasım 2008 tarihinde saat tam 03:01 iken şöyle buyurmuş:

    E yani baya bize benziyorlar demektir. Sevmek için bir neden daha!

  176. HURİYE, 25 Kasım 2008 tarihinde saat tam 23:44 iken şöyle buyurmuş:

    Daha yazmadığınız o kadar neden varki bu ülkeyi sevmek için.Ülkemizde okumayan kız sayısı her yıl artarken iranda kadınlar ünüversitelerin % 75 ni oluşturduğu için önleyici yasa çıkarıldı.Kadınların çoğu evliykende okullarını okuyabiliyorlar,devlet bunlara özel evliler yurdu(bedava)ayptırıyor.Maddi yardımda bulunup çocukları olduğunda bedava kreşler temin ediyor.Kadınlar doktoralarını almadan evlenmeyi göze alamıyor çoğu zaman.Bizdeyse ya ataerkil toplum engel buna,yada kafanın içindekinden çok dışıyla uğraşanlar…

  177. xerxes, 29 Kasım 2008 tarihinde saat tam 16:23 iken şöyle buyurmuş:

    Sayın Ali Işıngör,
    Çok güzel bir çalışma tebrik ederim, umarım yakın zamanda İran’ı görmek bana da nasip olur…
    Size sormak istediğim şu, İranlı bir arkadaşıma İran’da Hz.Muhammed’in resmini görebilir misin diye sorduğumda “kesinlikle hayır” demişti. Acaba Hz. Muhammed’in resmini, Hz.Ali ile karıştırıyor olabilir misiniz?
    PS: Bu arkadaşım 86 senesinde bir daha dönmemek üzere İran’ı terketmiş birisi, yanılma ihtimali de var, sadece emin olmak istiyorum…

  178. can germiyanligil, 16 Mayıs 2009 tarihinde saat tam 14:30 iken şöyle buyurmuş:

    1)Allah’a her gun sukretmek lazim Iran’da kadin olarak dogmadigimiz icin
    2)Anlasilan bu yaziyi yazan hic Tahran’a gitmemis.Hayatimda gordugum en kotu sehir…
    3)Her seyden onemlisi kadinlara kopeklerden daha az saygi duyuluyor.

Bir yorum bırakın, görüşlerinizi herkes öğrensin