Anamorphosis

A. Murat Eren tarafından Fotoğraf, Kültür ile işaretlenerek gönderildi (18 Kasım 2005)
Anamorphosis, anamorfoz diyelim, bir resmin yalnızca belirli bir açıdan bakıldığında anlamlı görünmesi oyunlarına verilen isim (biyoloji biliminde de bir anlamı var ayrıca). Örneğin şunun gibi. Mesela, otomobil sürücülerinin okuması için asfalt üzerine yazılan yazılar ya da şekiller, üzerlerinden yaya olarak geçerken deforme olmuş görünürken otomobil ile gelen bir kişinin bakış açısından son derece düzgün görünür, bu da anamorfoza örnek teşkil eder (hatta bir ara Almanya’da yollara belli bir mesafeden bakıldığında 3 boyutlu görünen ve kasis varmış izlenimi uyandıran resimler çizildiğini de biliyorum).Bu mevzunun çok sıradışı örneklerinden birisi olan Julian Beever’den de bahsetmeden geçmek olmaz. Kendisi kaldırımlara çizdiği resimlerle ün salmış bir beyefendi. Örneğin aşağıdakin fotoğrafın sadece bu açıdan bakıldığı zaman bu şekilde etkileyici olan, bununla beraber aslında kaldırım taşlarının anamorfik bir şekilde boyanması ile ortaya çıkmış olan bir görüntü olduğuna inanmak kolay değil..

Herhalde yine Beever isimli müthiş şahsiyetin çizdiği şu resimler anamorfik bir çizime doğru açıdan bakmak ve yanlış açıdan bakmak arasında ne kadarlık bir fark olduğunu hissetmenize yardımcı olabilir:

Bunları gördükten sonra Beever’in diğer benzeri çalışmalarına bakmak istiyorsunuzdur muhtemelen.
Sanatsal açıdan bu kadar etkileyici sonuçlar veren bir şeyin, bir tartışma üslubu olarak benimsendiğini düşünün (yoksa yazar sanatsal bir yaklaşımdan yola çıkarak sosyolojik açılımlara mı gidiyor?). Hiç bir yere gitmiyorum, buradayım (Oğuz Atay geldi aklıma “buradayım” deyince, biliyorum, siz de çok seviyorsunuz).

'Anamorphosis' yazısına 7 tane yanıt gönderilmiş

RSS ile yorumları takip edebilirsiniz.

  1. sick princess, 19 Kasım 2005 tarihinde saat tam 02:14 iken şöyle buyurmuş:

    Evet çok severim. Açıkçası ilk cevabı sizden beklemiyordum. Kahramanlara olan düşkünlüğümü de bilseniz eminim beni daha doğru anlardınız.

  2. A. Murat Eren, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 02:05 iken şöyle buyurmuş:

    Bu söylediğinize verecek bir cevap bulmuş ve hatta yazmıştım. Fakat sonra iyi bir yanıt olmadığını, yanlış anlaşılmalara açık olacağını düşünerek sildim.

    Aklımın bir kenarında olmasına rağmen doğru kelimeler gelmiyor aklıma, bu yüzden sessiz kalmayı tercih ediyorum :)
    Ama bu görmemezlikten geldiğim anlamına gelmesin.

  3. Ali Işıngör, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 02:15 iken şöyle buyurmuş:

    Ben de susma hakkımı kullanıyorum. Belki bir gün yüzyüze konuşuruz.

    Dostlukla

  4. ardamardar, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 04:28 iken şöyle buyurmuş:

    Merhaba,
    Cok ilginc bir konu. Anamorfoz gunumuz Turk polisi tarafindan kismen de olsa kullaniliyor. Islek otoyollarimizin bazilarinin kenarlarinda uzaktan klasik Turk Polis otosu (genellikle Renault 11) gorunumunde olan, yaklasinca sacdan yapilip boyanmis bir pano oldugunu anladigimiz ilginc isaretler bulunmakta. Bu panolar perspektife uymasalar da uzaktan etkili olabilmekteler. Bir tur korkuluk olduklarini dusunuyorum. Insan korkulugu. Insan korkutup kaciriyor, ya da yavaslatiyor.
    Aslinda bence korkutmasinin yanisira cevrede polisler oldugunu ve hizli gidersek yakalanabilecegimizi cagristiriyorlar. Sonuc olarak da ise yariyorlar.

  5. A. Murat Eren, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 13:52 iken şöyle buyurmuş:

    Islek otoyollarimizin bazilarinin kenarlarinda uzaktan klasik Turk Polis otosu (genellikle Renault 11) gorunumunde olan, yaklasinca sacdan yapilip boyanmis bir pano oldugunu anladigimiz ilginc isaretler bulunmakta.
    :)
    Evet ben de rastlamıştım söylediğiniz şeye. Çok ayıp bence.

    İnsanlar GPS ile radarların yerlerini işaretleyip verilerini birbirleri ile paylaştığı, radar sinyallerini radar’a bir kaç yüz metre kala tespit edip uyaracak basit sistemleri arabalarına monte ettiği bir devirde bizim polisin kumla oynaması çok acı verici tabi.

    Bir şehirdeki deniz kuvvetleri komutanlığının nöbetçi kulelerinde de sacdan yapılmış cin ali kılıklı asker figürleri dururdu cam önünde. Caydırıcılıktan ziyade espiri olsun diye yaptıklarını ümit ettim durdum uzun süre.

    Selamlar.

  6. Ali Işıngör, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 14:22 iken şöyle buyurmuş:

    Şimdi kafam karıştı benim…

    Sivas olayları sırasında yanan oteli seyreden, İstiklal Caddesi üzerinde kapkaççılar önümdeki kadının çantasını kaparken (tam beş kez) aracında oturan, Çırağan Otel’deki bir devlet büyüğünü taşıyan araba korteji için tüm Barbaros Bulvarı durdurulurken selam duran polislerin hepsi aslında “anamofroz” mu yani?

    Halbuki ben onları “gerçekten polis” sanıyordum…

  7. A. Murat Eren, 20 Kasım 2005 tarihinde saat tam 14:53 iken şöyle buyurmuş:

    Onların durumu çok karışıkmış gerçekten efendim..

    Entomoloji var bahsettiğiniz davranışları sergileyen canlı organizmaları araştıran mesela.

Bir yorum bırakın, görüşlerinizi herkes öğrensin